MÖ 2. BİNDE EGE BÖLGESİ´NDE TİCARET

MÖ 2. bin başları, Ege Bölgesi´nde elit tabakanın güçlenmesi sonucu merkezi otoritenin belirgin bir biçimde ortaya çıktığı bir dönemdir.

 

Ticaret, malların takas edilmesinin ötesinde, farklı toplumların bir araya gelerek kültürel anlamda birbirini etkilediği bir olgudur. Ege Bölgesi’nde ticaret, ilk yerleşimlerin kurulduğu Neolitik Dönemden beri yapılmaktadır. Bunun en güzel örneği Melos Adası’ndan gelen obsidyenin bu dönemde Ege Bölgesi'nin farklı kesimlerinde bulunmasıdır. Takip eden Kalkolitik ve Erken Tunç dönemlerinde obsidyen, seramik, mermer gibi farklı malzemelerin dâhil olduğu ticari faaliyetler artarak devam etmiştir. Metalurjinin gelişimi ile beraber ticaret, metal kaynaklarının bulunması ve işlenmesi gibi özel ustalık gerektiren zanaatların ortaya çıkışı ile farklı bir boyut kazanmıştır. Gerek Ege Bölgesi'nde, gerekse diğer bölgelerde oluşmakta olan elit tabakanın prestij malları listesinde üst sıralarda yer alan metal, sadece silah yapımında değil, hayatın her alanında kullanılması nedeniyle uygarlıkların gelişiminde önemli ve gerekli bir hale gelmiştir.

MÖ 2. bin başları, Ege Bölgesi'nde elit tabakanın güçlenmesi sonucu merkezi otoritenin belirgin bir biçimde ortaya çıktığı bir dönemdir. Girit’te, Eski Saraylar Dönemi olarak bilinen bu dönemde yönetsel ve dinsel unsurları bir arada barındıran ilk saraylar inşa edilmiş ve bununla paralel olarak ham madde açısından fakir olan Girit, ham madde arayışı içinde deniz aşırı ticaret ağını kurmaya girişmiştir. Bu nedenle, MÖ 2. binin başlarından itibaren önce Girit’e yakın bir coğrafyada, Orta Minos III-Geç Minos IA dönemlerinde ise (OM III-GM IA, MÖ yaklaşık 1700-1500) Ege Bölgesi'nin dışında Kıbrıs, Mısır ve Doğu Akdeniz’e kadar uzanan bir coğrafyada Girit kökenli “Minos kültürü”nün etkileri gözlenmektedir. Öte yandan, vurgulanması gereken bir nokta, kültürün çıkış yeri Girit olmakla beraber, Minos ya da Minoslu kavramının, kökeni Girit olan etnik bir gruptan ziyade kronolojik ve kültürel bir terim olarak ele alınmasıdır. Sözgelimi, Batı Anadolu’ya ithal olarak gelmiş Minos tipinde seramik örnekleri, Girit’ten gelmiş olabileceği gibi Minos kültürünün etkilerini taşıyan (ve bu nedenle “Minoslaşmış” kelimesi ile ifade edilen) Kiklad Adaları, Rodos ya da Kos adasından da gelmiş olabilir. Bu buluntular, herhangi bir kolonizasyondan ziyade ticaret ve kültürel etkileşim ile bağlantılı olarak değerlendirilmektedir. Aynı durum Minos kültürünün etkilerini taşıyan diğer bölgeler için de geçerlidir.

Batı Anadolu Bölgesi'nde Minos kültürünün en erken ve en yoğun olarak gözlendiği yerleşim yeri Miletos’tur. Yerleşimde, Minos kültürüne özgü en erken seramik örnekleri, Girit’te ilk sarayların yapıldığı MÖ 2. binin başlarına tarihlendirilmektedir. Yanı sıra yerleşimde bulunan gündelik kullanıma yönelik kaplar, mühürler, freskolar ve mimaride de Minos kültürünün izleri görülmektedir. Orta Minos III-Geç Minos IA dönemlerinde seramik başta olmak üzere Minos kültürü ile bağlantılı buluntuların karşımıza çıktığı diğer yerleşimler Knidos, Iasos, Miletos yakınlarında yer alan Tavşanadası ve Kömür Adası, Çeşme-Bağlararası,

 

Yazı : D. Sıla MANGALOĞLU-VOTRUBA

Koç Üniversitesi,

Anadolu Medeniyetleri Araştırma Enstitüsü

Yazının Devamı:  Aktüel Arkeoloji Dergisi 33. sayısında