HİTİT DİLİ VE YAZISI

“Tapınaklar gizli kitaplardır” ve büyük kapılarının arkasında, tavanlarını sütunların tuttuğu dev salonların gölgesinde yaşar.

Tapınaklar gizli kitaplardır” ve büyük kapılarının arkasında, tavanlarını sütunların tuttuğu dev salonların gölgesinde yaşar. Ölümsüzlük, Anadolu’nun dağlarında, nehirlerinde, eşsiz bir gökyüzünün maviliği ve saflığında, "Fırtına Tanrısının" şimşeklerinin parıltısıyla bereketlenmiş topraklarındaki dağınık mezarlarındadır.

Amacım, eski Tavium kentinin yerini bulmaktı. Bütün ipuçları, bu kentin eski Halysin (=Kızılırmak) kıyısında verimli bir bölgede bulunması gerektiğini gösteriyordu. Her ne kadar eksik şeyler idiyse de ben, yine kervanımı 28 Temmuz 1834te harekete geçirdim. … Kuzeye gidiyorduk.

Tepeden tırnağa eski Taviumu bulmak düşüncesiyle yüklüydüm; bu harabelerde bir Jüpiter tapınağını, yanı başında Strabon'un anlattığı düşkünler yurdunu göreceğimi umuyordum… Ama bir süre sonra bütün düşüncelerden vazgeçmek zorunluluğunu duydum. Burada Roma çağlarından herhangi birine yerleştirebilecek cinsten hiçbir yapı yoktu. ...

Harabelerdeki bu kendine özgü ve görkemli karakter, şehre tarihsel adını vermeye kalkıştığımda beni olağanüstü sıkıntılara uğrattı…”     

1834 - Charles Felix-Marie Texier (1802-1871)

 

Texier’in, bir zamanlar Babil ile Teb’e denk bir siyasal gücün merkezi olmuş bu kentin “Tanrılar ve Tapınakların Başkenti Hattuša” olduğunu bilemediği bu harabeler bugünkü Boğazköy olan Hattuša idi.

Bin Tanrılı Halk” Kimlerdi? Hitit Adı Nereden Gelmekteydi?

MÖ 2. bin Anadolu'sunun bilinen en eski adı, Kızılırmak kavsi içinde (bugünkü Çorum ili sınırlarında) bulunan Boğazköy yani “Hattuša”, Hititlerin başkenti iken; tüm Anadolu toprakları “Hatti Memleketi” idi ve MÖ 700’lerde ortadan kalkan “Geç Hitit Şehir Devletleri” Dönemine kadar (Kuzey Suriye de dahil) bu topraklar yaklaşık 1000 yıl “Hatti” olarak yazılı belgelerde tanımlanarak anıldı.

Halep ve Hama’da (Kuzey Suriye) bulunmuş Anadolu Hiyeroglifli Luvice yazıtların, Mısır ve Asur yazılı belgeleri ile Tevrat’ta adı geçen “Hititler”e ait olduğunu A.H.Sayce 1876’da öne sürmüştü.

Hitit adı: Bugünkü ad şekilleri Tevrat’ta İbranice 48 kez görünen:

ḥēt. ( חֵת ) kökünden türeyen ittî ( חִתִּי ) (Nisbe): 1. ittît (חִתִּית) (Dişil Tekil) 2. ittîm  (חִתִּי) (Eril Çoğul), ve 3. ittîyōt  (חתִּיֹּת) (Dişil Çoğul)

LXX χετταϊοι (Yunanca: khettaioi), Latince Hethaei formları ve adın kök orijini Het, ΧÉT, Heth’e dayanmaktadır. Eski Fransızcada geçen Hétéen yazılımı Yunanca ve Latince şekillerine yakındır (Türkçedeki Hititler için, eskiden kullanılan “Eti(ler)” Eski Fransızcadan baştaki “H” seslendirmesinin muet-okunmazı ile kullanılmıştır). Oysa Fransızca ve İngilizce olan Hittite, İtalyanca (H)ittito veya eteo şekli kök hecede İbranice vokali muhafaza etmiştir. Almanca Chetiter ve Hettiter şekilleri yerleşememiştir. Daha çok kullanılan Chethiter şekli Martin Luther’in, J.Mentel tarafından 1466’da yapılan Kutsal Kitap’taki Heth çevirisine gitmektedir.

Hittim, İbranilerin “Hititlileri bir halk” olarak adlandırmasıyla, Het ise Hititlerin Boğazköy belgelerindeki Akadça HATTI ve Hititçe Hattuš(a) udne = Hattuš(a) KUR  “Hattuša Memleketi”  tanımıyla ile bağlantılıdır. Hititler, Eski Asur belgelerindeki Hattuš yazımını (MÖ 1650’lerde başkent Hattuša olunca) isim çekimini yapabilmek için –a ekleyerek Hattuša yapmışlardır. Hititler kendilerine (Sumerce) DUMU/LÚMEŠ KUR (URU)HATTI “Hatti (Şehri) Memleketinin İnsanları”; Anadolu toprakları için de KUR URUKÙ.BABBAR-TI “Gümüş/Hatti Memleketi” yazımı ile ilgi çekici bir nitelendirme ve tanım kullanmışlardır.

Bu tanımlama Eski Yakındoğu ve Mısır’da (Ht = Heta) genellikle mat Hatti “Hatti memleketi (ve onun insanları)” kullanımıyla anılmıştır (Mısır MÖ 1550-1300: hît, ht; Asurca MÖ 13. yüzyıl: Hattû; Ugarit’te MÖ 14. yüzyıl: htj, ht “Hititli”). MÖ 1180’lerde Hitit İmparatorluğu’nun yıkılmasından sonra Mezopotamya ve Suriye’de Hatti adını (Hitit çivi yazısı ve Hitit dilinin yerine Anadolu hiyerogliflerine uygulanan Hiyeroglif Luvicesini kullanan/konuşan) Geç Hitit devletleri ve özellikle Kargamış Büyük Krallığı HATTI (REGIO) “Hatti Memleketi” olarak kullanmışlardı. Asurlularda ise Hattû veya Hataya “Hititli” etnik belirlemesiyle, MÖ 1. bin Suriye’sinde yaşayan Aramiler ile Luvice konuşan/kullanan halk birbirinden ayrılmaktaydı.

Savaş Özkan Savaş