51. Sayı - Şiddet

Aktüel Arkeoloji Dergisi bu sayısında modern dünyaya olarak adlandırdığımız sanayi çağının en yoğun yaşandığı 21. yüzyılda çevremizi çepeçevre saran şiddet sarmalının insanlık tarihi boyunca aralıksız devam ettiğini anlatıyor. Bugün şiddetin yoğun olarak belirli bölgelere dayandıranların zihinlerini açmak için dünyanın birçok bölgesinde ve tarihin farklı dönemlerinde hem bireysel hem de toplu katliamlara varan şiddet örnekleri veriyor.

Şiddet, insanın uygarlık tarihi boyunca yarattığı tüm kavramlar içinde bugün aşılması hiç de kolay olmayan bir duvar olarak modern dünyanın önünde duruyor. İnsanlık geliştikçe antik çağlara oranla şiddet istatistik olarak azalsa bile modern dünya içinde kazandığı çok boyutluluk ve sınırsızlık şiddetin araç olmaktan çok amaç olarak da insanı kuşattığını gösteriyor. Şiddetin modern dünyada yarattığı terör kavramı ise insanın ve toplumların korkusunu esir alarak geleceğimizi tehdit ediyor. Doğadaki tüm canlı türlerinin hayatta kalmak için kullandığı savunma ve saldırı birçok bilim insanına göre içgüdüsel şiddet olarak kabul ediliyor. İnsan ise bugün şiddeti güçlü olmak, kontrol altına almak ve yok etmek için kullanıyor.

Arkeolojik olarak insanın insana ve hayvana yönelik uyguladığı şiddetin izleri tespit edilebiliyor. Homo sapiens ile aynı zaman diliminde yaşayan Neandarthallerin tamamı ile yok edilmesi şiddetin evrim zincirimizdeki yerini belirlemiş olabilir mi? Avcı-toplayıcı toplumlar arasında yaşlanarak ölen erkek sayısı, savaşların sürekliliği ve aşırı şiddetli geçmesi nedeni ile oldukça azdır. Uçsuz bucaksız boş bir dünyada 20’li-25’erli grupların bölgesel güç, kadın, yiyecek ya da savaş aletleri için kıyasıya savaştıkları ve büyük katliamlar yaptıkları arkeolojik veriler ile kanıtlanabiliyor.

Neolitik Dönem öncesi ve erken neolitikte şiddete dayalı yağma ekonomisi, geriye büyük katliamların izlerini bıraktı. Karmaşık toplumlar ile şiddet kamusal alanın iktidarı ile güçlenerek kontrol edilemeyen şiddetin yaygınlaşmasını sağladı. Erkek egemen eril dil ise edebi ve mitolojik yazın içerisinde işlenerek, bugün kabul edilmiş bir şiddet dili yaratıldı.

Aktüel Arkeoloji Dergisi bu sayısında modern dünya olarak adlandırdığımız sanayi çağının en yoğun yaşandığı 21. yüzyılda çevremizi çepeçevre saran şiddet sarmalının insanlık tarihi boyunca aralıksız devam ettiğini anlatıyor. Bugün şiddetin yoğun olarak belirli bölgelere dayandıranların zihinlerini açmak için dünyanın birçok bölgesinde ve tarihin farklı dönemlerinde hem bireysel hem de toplu katliamlara varan şiddet örnekleri veriyor. Fransa’dan Almanya’ya, Afrika’dan Yunanistan’a kadar tarih boyunca yaşanmış şiddet örnekleri şiddetin bir halka ya da bölgeye atfedilemeyeceğini gösteren önemli örneklerden. Bugün dünyanın en barışçı toplumu olarak kabul edilen İskandinav halkları bile bin yıl önce büyük bir şiddet toplumu olarak dünyaya korku salmışlardı.

Bugün şiddetten arınmak neredeyse imkansız. Çünkü görsel ağırlıklı yaşadığımız modern dünya istesek de istemesek de bireyleri ve toplumları sürekli olarak şiddet içeriğine maruz bırakmakta. Bu nedenle şiddet günümüze kadar sözlü, kültürel, fiziksel, psikolojik, toplumsal, bireysel, devletten kadına, erkeğe, çocuğa, toplumlara, ülkelere, bireye, doğaya, diğer canlılara, insanın kendi kendisine yönelik olarak büyüyerek ve sınırsızlaşarak devam etmekte.

Şiddetten uzak bir dünyada yaşamamız dileği ile...