65. Sayı - OYUN VE OYUNCAK

Oyun sadece çocukların yarattığı başka bir dünya değil, insanlık tarihi boyunca her yaş grubunun yaşamı beslemek ve yeniden "başka türlü" anlamdırmak için ürettiği bir kültürdür. Oyun tam olarak bir düşşellik değil, aksine yaşamın kendisidir ve tam da bu nedenle insanlık tarihinin her aşamasında doğrudan ya da dolaylı olarak karşımıza çıkar. Arkeolojik anlamda oyunu yaşamın diğer ögelerinden ayırmak zor olsa da oyunun din, sanat, felsefe, iktidar, kahramanlık gibi birçok alanla içselleştirilmiş bir bağı var. Biz de "Neden oyun oynarız?" sorusundan yola çıkarak, oyun ve oyuncakların çağlar boyu süren hikayesini arkeolojik öğeler ile buluşturduk.

 

GÖBEKLİ TEPE’NİN GELECEĞİ

Bahreyn’de düzenlenen UNESCO’nun 42. toplantısı ile bir dünya mirası olarak uluslararası arenada da kabul gören Göbekli Tepe, bugün dünyanın en ilgi çeken arkeolojik alanlarından biri. Göbekli Tepe, 1960’lı yıllardan itibaren dünya arkeoloji literatüründe yer alan Çatalhöyük’ten sonra Türkiye’nin dünya çapında tanınan en önemli arkeoloji markalarından biri haline gelmiş görünüyor. Türkiye için büyük bir şans olduğunun altını da özellikle çizmek gerekir. Çünkü özellikle Batı dünyası, Troya gibi önemli bir arkeolojik yerleşimin Türkiye’de değil de Yunanistan’da olduğunu düşünüyor. Bu elbette, hem Türkiye hem de Batı dünyası için bir ayıp. Öte yandan, bu yıl Troya için başlatılan çalışmalar bu algının kırılması için oldukça önemli.

 

Peki bundan sonra ne olacak? Bir dünya markası ile nasıl başa çıkılacak? Göbekli Tepe sadece arkeolojik anlamda değil, turizm potansiyeli ile de benzersiz bir cazibeye sahip. Bugün baktığımızda, herkes Göbekli Tepe ismini kullanarak bir şeyler yapmak istiyor. Bu, belki kısa vadede turizmcilerin ve ismini Göbekli Tepe ile yan yana getirmek isteyenlerin işine yarasa da, uzun vadede Göbekli Tepe için zarar verici olabilir.

 

Göbekli Tepe’nin muhteşem görsel ve zihinsel sunumu tüm dünyanın ilgisini buraya çekiyor. Şanlıurfa’nın ise bu talebe hazır olduğunu söylemek oldukça zor. Bu hazırsızlık sadece otel ya da hizmet sektörünün yeterli alt yapıya sahip olması anlamına gelmiyor, kaldı ki henüz olgunlaşmış böyle bir altyapı da yok. Burada asıl önemli olan, kendimizi geliştirmemiz, değiştirmemiz, hazırlamamız ve neye sahip olduğumuzun bilincine varmamız. Yerel hizmet sektöründe yer alan her bir bireyden topluma, kamudan özel sektöre kadar geniş bir yelpazede yer alan her kesimin fikren buna hazır olması gerekiyor. Bu süreci idare etmek zor olsa da uzun vadeli bir turizm kültürünün yeşermesi ve ortak bir turizm anlayışının gelişmesi kente büyük fayda sağlayacaktır. İlerleyen yıllarda milyonlarca insanın Göbekli Tepe’yi ziyaret edeceğini öngörmek zor değil. Dikkat edilmesi gereken ise, bu ziyaretçilerin alana ve kente tekrar tekrar gelmelerini sağlamak. Kendi kendini tüketen bir kente değil, kültürel anlamda zenginleşecek bir kente dönüşümü sağlamak gerekiyor. Günü kurtarma çabası ve fırsat yakalama gayreti ile yapılacak girişimler kısa vadede kazanç sağlasa bile, uzun vadede hem kente hem de Türkiye’ye büyük zararlar verecektir. Kentin bu süreçte sağlıklı, donanımlı ve bilinçli adımlar atması ve uzun süreli planlamalar yapması elbette önemli olacaktır.

...

Kalbimiz Hasankeyf ’te. Parça parça sökülen her bir yapı içimizi acıtıyor.

...

Kazı sezonunun sonuna geldik, Türkiye’nin dört bir yanında sürdürülen arkeolojik kazılardan haberler gelmeye başladı. Yeni gelişmeleri paylaşmak için sabırsızlanıyoruz.

...

Bu sayıyı dünyanın tüm çocuklarına armağan ediyoruz. Çocuk olmak hayal etmektir, yaşamı gerçekliğin ötesinde yeniden inşa etmektir. İyi okumalar.