OSMAN HAMDİ BEY´İN KABRİ

Osman Hamdi Bey’in Eskihisar ile olan bağlantısı gençliğinde babası Sadrazam Edhem Paşa’nın Gebze’deki konağında geçirdiği yıllara dayanır. Tren köprüsünden aşağı sahile kadar inen bu arazi, istasyonun sağ ve solunu da içine alıyordu. Babasının vefatından sonra Osman Hamdi Bey 42 yaşında iken Eskihisar Köyü’nün batı sahilinde 28 dönümlük arazisi içinde köşkünü, kayıkhanesini, resim hanesini ve müştemilatını inşa etmiştir. Osman Hamdi Bey artık 26 yıl boyunca bu arazide hayatının geri kalan yazlarını ailesi ve dostları ile geçirecektir.

 

Osman Hamdi Bey’in sıcak aile yuvasını, evinde de ağırladığı dostu Salomon Reinach şöyle anlatmıştır; “Üstün bir kadının kocası, son derece hoş bir ailenin babası, anısını yaşatacak olan güçlü kurumların kurucusu olarak Hamdi mutlu bir insan oldu... Sohbeti son derece canlı ve esprili idi; insanları ve olayları sevecenlikle dolu bir şakacılıkla yargılardı”.

 

Oxford Üniversitesi’nin fahri doktorluğunu da aldığı son Avrupa seyahatinde dostları kendisinin bariz bir hastalığı olmaksızın, bir hayli yıpranmış ve ihtiyarlamış olduğunu fark ederler. Osman Hamdi Bey İstanbul’da Kuruçeşme’deki yalısında vefat ettiğinde tarihler 24 Şubat 1910’u göstermektedir. Ertesi gün cenaze, Kuruçeşme’den Şirket-i Hayriye’ye ait bir vapurla, bekleyen kalabalığın bulunduğu Sirkeci rıhtımına getirilir. Mevlevi dervişlerinin önünde yürüdüğü cenaze alayına Şehzade Abdülmecid Efendi, Sadrazam İbrahim Hakkı Paşa, eski Şeyhülislam Cemaleddin Efendi, Hariciye Nazırı Rıfat Paşa, Adliye Nazırı Necmeddin Bey, Dâhiliye Nazırı Talat Paşa, Maliye Nazırı Cavit Bey, eski Evkaf Nazırı Ekrem Bey, Ticaret ve Nafia Nazırı Hallacyan Efendi, Keçecizade İzzet Paşa, Düyun-u Umumiye Direktörü ve İdare Meclisi üyeleri, bazı elçiler, elçilik tercümanları, Osmanlı Bankası ve Reji İdaresi ile bazı kuruluşların müdürleri ve büyük bir halk topluluğu katılmıştır. Sanayi-i Nefise Mektebi öğrencileri, belediye çavuşları, polisler, Düyun-u Umumiye hademeleri cenaze alayının iki yanından yürümüşlerdir. Cenaze namazı Ayasofya Camii’nde kılınır. Cenaze Bâb-ı Hümayun ve Topkapı Sarayı birinci avlusundan geçilerek Müze önüne getirilmiştir. Çinili Köşk’ün merdivenlerinde Maliye Nazırı bir konuşma yapar. Sirkeci’ye geri dönen topluluk yine Şirket-i Hayriye vapuru ile Eskihisar’a ulaşılır ve Osman Hamdi Bey çok sevdiği Eskihisar’daki köşkünün arkasındaki tepeye defnedilir.

 

Yazı: Tarkan Kahya, Tuğçe Akbaytogan

 

Yazının Tamamına Aktüel Arkeoloji Dergisi´nin 71. Sayısından Ulaşabilirsiniz.