SAYI 15

…ve 15. Sayı! “Unutulmuş Krallık Mukiş” kapak konusuyla, bu sayımızda da yerimizi değiştiriyoruz ve yine başka bir zamandan başka bir mekân aracılığıyla Anadolu’yu bir kez daha anlatmaya çalışıyoruz.

Bu sefer durduğumuz noktada MÖ 2. bin Anadolusu’nda Hititler ve komşuları var. Mukiş Krallığı ve Alalakh ana konusuyla yeni sayımıza konuk olan yer ise Çukurova Bölgesi ve çevresi… Bu tema içerisinde birbirinden önemli dört yazı yer alıyor. Mukiş Krallığı’nın merkezi ve başkenti olan Alalakh’ın, MÖ 2. binde bölgeler arası yürüttüğü güçler dengesi içinde gidip gelen var olma savaşının tüm ayrıntıları, son dönem kazı çalışmaları ile birlikte yorumlanarak veriliyor. MÖ 2. bin Anadolu’sundan çok uzaklaşmadan, Kilikya Dağları’ndan Ceyhan Ovası’na uzanarak, Kizzuwatna – Hitit ilişkilerinde söz sahibi olmaya başlayan önemli bir kazı, Tatarlı Höyük kazısı.  Tatarlı Höyük’te yürütülen çalışmaları okurken, aynı zamanda arkeolojinin aslında ne kadar “canlı” olduğunu da hissediyoruz. Buradaki çalışmaların henüz çok yeni olmasına rağmen, ortaya çıkarılan bulgular heyecanımızı artırıyor. Diğer iki önemli yazı ise arkeolojinin kazı yanından daha çok MÖ 2. bin Anadolu coğrafyasını anlamaya ve bazı yanlışların doğru ya da bazı doğruların yanlış olabileceğine ilişkin hem okuyucuya hem de araştırmacılara yeni fikirler verebilecek ve “neden olmasın” dedirtebilecek nitelikteki çalışmalar.