BONCUKLU HÖYÜK: KONYA OVASI´NDA İLK ÇİFTÇİLER

Orta Anadolu’da yer alan, UNESCO Dünya Mirası Çatalhöyük yerleşmesi, evlerdeki göz alıcı duvar resimleri ve duvarlardaki sıvalı hayvan kafatasları ile, bugüne dek bilinen en büyük Neolitik yerleşmelerden biridir. Çatalhöyük’te bitki ve hayvan evcilleştirmenin yanı sıra ritüel alanındaki gelişmelerin önemi de ön plana çıkar ve bu olguların birbiri ile ilişkili olabileceği öne sürülür. Öte yandan Çatalhöyük, Neolitik sonlarına tarihlenmektedir. Çatalhöyük’ün yalnızca 10 km kuzeyinde yer alan Boncuklu Höyük’te ise, Orta Anadolu’da tarımın ilk ortaya çıkışını ve Bereketli Hilal’den batıya doğru yani ilk ortaya çıktığı bölgeden Avrupa’ya doğru yayılımını daha geriye götüren ve Çatalhöyük’ün öncülleri olduğunu gösteren heyecan verici bulgular ortaya çıkmıştır

Çatalhöyük’ten birkaç yüz yıl daha erken tarihli olan Boncuklu Höyük, MÖ 8.500-7.500 civarına tarihlenir. Yaklaşık 1 hektarlık bir alanı kaplayan, küçük bir höyük yerleşmesi olan Boncuklu’daki arkeolojik kazılar Douglas Baird, Andrew Fairbairn ve Gökhan Mustafaoğlu tarafından yürütülmektedir. Douglas Baird tarafından kazılan Pınarbaşı da yakın çevrede -Boncuklu’nun 30 km güneydoğusunda- yer almaktadır. Pınarbaşı, MÖ yaklaşık 14.000-11.000’e tarihlenen bir kaya sığınağı olup, Levant bölgesindeki Natuf kültürünün yanı sıra MÖ 9.500’e yani Levant bölgesinde Çanak Çömleksiz Neolitik A döneminin başlarına tarihlenen, 1 hektarlık, küçük bir höyük yerleşmesi ile de aynı zamana denk gelmektedir. Boncuklu’dan daha erken bir tarihte iskan edilmiş olan Pınarbaşı’nda yerleşim, Boncuklu ile benzer olarak MÖ 7.800’lere kadar devam etmiştir.

 

Boncuklu Höyük, Orta Anadolu’nun Konya Ovası’ndaki ilk çiftçi köylerindendir. Alanda ortaya çıkan karbonlaşmış bitki kalıntıları ve fitolitler (bitki hücrelerinin silika kalıntıları), sulak alan bitkilerinin baskın türler olduğunu kanıtlamakta olup, çevrede yerel bir sulak alanın varlığına ancak aynı zamanda alanı çevreleyen tepelerden de bitki elde edildiğine işaret etmektedir. Boncuklu’da kültüre alınmış buğday, bezelye ve mercimek gibi bitkiler mevcut olmakla birlikte, bunlara oldukça ender olarak rastlanır. Yaban öküzü ve yaban domuzu, Boncuklu Höyük’te tüketilen başlıca büyük hayvan türleri olup, bu hayvanların da bölgedeki sulak alanlarda avlandığı düşünülmektedir. Yerleşmede tüketilen hayvan türleri arasında yer alan büyük miktarda balık, çok sayıda kurbağa ve su kuşu da sulak alanlardan maksimum seviyede yararlanıldığına işaret eden bulgulardır. Yerleşmede bulunan koyun, keçi ve sığır kalıntıları üzerinde, hayvanların diyetine yönelik yürütülen sabit karbon ve nitrojen izotop analizleri, hayvan, özellikle de koyun ve keçi gütmeye yönelik denemelerin yapıldığı izlenimini uyandırmaktadır. Alanda tespit edilen ve yakıt olarak kullanıldığı düşünülen otçul hayvan gübresi bulgusu da hayvan gütmeye dair muhtemel bir bulgu olarak değerlendirilmiştir. Pınarbaşı’ndaki daha erken tarihli ve ayrıca çağdaş yerleşme katlarının aksine, Boncuklu’da çiftçilik ve hayvan yetiştiriciliği daha makul bir ölçekte ilerlemiştir. Bu bulgu, bitki yetiştiriciliğinin ve hayvancılığın Boncuklu ekonomisine küçük bir katkı yaptığı ve toplayıcılık faaliyetlerinin ekonomiyi tamamladığı düşük ölçekli bir besin üretiminin varlığını kanıtlamaktadır. Boncuklu Höyük’te bitki yetiştiriciliği, yerleşmenin MÖ yaklaşık 8.300 ila 7.800 arasındaki yaklaşık 500 yıllık iskan evresi boyunca makul bir ölçekte kalmıştır. Boncuklu’da ekinlerin kullanımı uzun vadeli, istikrarlı ve küçük ölçekli bir seviyede seyretmiş olup, ani bir şekilde büyük ölçekli bir tarım ekonomisine dönüşümüne dair izlere rastlanmamıştır.

 

Yazı: Douglas BAIRD, Andrew FAIRBAIRN, Gökhan MUSTAFAOĞLU 

 

Yazının tamamına Aktüel Arkeoloji Dergisi´nin 69. sayısından ulaşabilirsiniz.