BURSA´NIN TARİHÖNCESİ

Son yıllarda yapılan arkeolojik araştırmaların çoğalmasına paralel olarak Güneydoğu Marmara bölgesinin tarihöncesi dönemleri ile ilgili bilgilerimiz artmaktadır. Bölgenin tarihöncesi dönemlerinin anlaşılması açısından Bursa’da yürütülen yüzey araştırmaları ve kazılardan elde edilen bilgilerin katkısı da oldukça büyüktür. 2014 yılında Osmanlı Dönemi’ni yansıtan hanlar bölgesi, sultan külliyeleri ve Cumalıkızık Köyü ile UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınan Bursa hem Anadolu’nun hem de bölgenin tarihöncesi dönemlerine ışık tutması bakımından da büyük öneme sahiptir.

Bursa’nın Paleolitik Çağlarına ait bilgiler gerçekleştirilen yüzey araştırmalarından elde edilmiştir. Özellikle “Dağlık Bursa” olarak da tabir edilen bölgede, Bursa’nın Keles, Harmancık, Orhaneli ve Büyükorhan ilçelerinde gerçekleştirilen yüzey araştırmalarında pek çok Paleolitik Çağ buluntu yeri tespit edilmiştir. Keles ilçesine bağlı Kıranışıklar köyünün 1,5 km batı-kuzeybatısında yer alan Belentepe buluntu yerinde Alt Paleolitik Çağ (MÖ 1.000.000- 250.000) sonlarına tarihlenen taş aletlerin yanı sıra burasının aynı zamanda birincil nitelikte bir çakmaktaşı kaynağı olduğu da belirlenmiştir.

 

Harmancık ilçesinde yer alan Topbaşı ve Gavur Evleri buluntu yerlerinde tespit edilen taş aletlerin Orta Paleolitik Çağa (MÖ 250.000-45.000) tarihlendikleri belirlenmiştir. Bursa sınırları içerisinde yer alan bir başka önemli Paleolitik Çağ buluntu yeri ise Şahinkaya Mağarası’dır. Orhaneli ilçesi sınırlarında Erenler Köyü’nün 4 km kuzeybatısında sarp bir kayalık üzerinde yer alan mağarada çok sayıda rastlanan hayvan kemikleri üzerinde gerçekleştirilen ön incelemede capra, bos ve lepus türlerine rastlanmıştır. Burada sadece üç adet taş alet bulunmuş olup üçü de düzeltili yonga aletlerdir. Taş aletlerin büyük olasılıkla Mousterienin son aşamalarına Orta Paleolitik Çağın sonlarına ait olduğu ve Şahinkaya Mağarası buluntularının Doğu Avrupa ve Balkanların Son Mousterien kültürü ile yakın benzerliklere sahip olduğu belirtilmektedir. Orta Paleolitik Çağa tarihlenen bir diğer buluntu yeri ise Uludağ Üniversitesi Görükle Kampüsü içerisinde Ziraat Fakültesi arazilerinde, “Deneme Tarlası”nda tespit edilmiştir.

 

Bursa’nın ilk yerleşik ve tarımcı topluluklarına ilişkin bilgiler ise Menteşe, Ilıpınar, Barcın ve Aktopraklık Höyük kazılarından elde edilmektedir. Bu yerleşimlerden elde edilen radyokarbon analizi sonuçlarına göre bölgedeki en erken Neolitik yerleşimlerin MÖ 6400’lü yıllara tarihlendiği anlaşılmaktadır.

 

Menteşe’de Kalkolitik Çağ mezarları tarafından tahrip edilmiş olan Geç Neolitik Çağ tabakasında çamur levha (pisé) tekniği ile örülmüş dörtgen planlı yapılara ait kalıntılar tespit edilmiştir. Yapı içlerinin işlevsel olarak tanımlanması mümkün olmasa da bu yapıla rın tabanlarının sarı renkli bir kille sıvandıkları görülmektedir. Barcın’da ise konutların direk ve kazıklar ile oluşturulmuş iskeletin üzerinin balçıkla sıvanarak yapıldığı anlaşılmaktadır. MÖ 6400’lü yıllara tarihlenebilen Menteşe ve Barcın’dan biraz daha sonraki bir dönem yansıtan Ilıpınar X. tabakada da çamur levha tekniği ile yapılmış dörtgen planlı yapılar görülmekte, bunu takip eden dönemde (IX. tabakada) ise kazık delikli mimari gelenek görülmektedir.

 

Aktopraklık C Alanı'nda tespit edilen Geç Neolitik Çağ tabakasında ise mimaride diğer yerleşimlerden farklı bir teknik görülmektedir. Barcın, Menteşe ve Ilıpınar'da görülen çamur levha tekniğinin aksine burada doğrudan ana toprak üzerine kurulmuş olan yerleşimdeki konutların hafif çukur tabanlı ve yuvarlak planlı oldukları anlaşılmaktadır. Etrafı bir kaç sıra taşla çevrilmiş olan yapılarda kazık deliği izlerine rastlanmadığından üst yapının ahşap hatıllar ve dalların birbirine tutturularak dal örgü tekniğine benzer şekilde oluşturulduğunu düşündürmektedir.

 

Yazı: Serap ALA

Yazının tam metnini Aktüel Arkeoloji Dergisi'nin 57. sayısında bulabilirsiniz.