HATRA

Hatra (Arapça al- Hadhar), 1985 yılından bu yana UNESCO Kültürel Miras Listesi’nde olmasına (listeye giren ilk Irak kültür mirası) ve burayı Orta Doğu’da önemli bir klasik arkeolojik yerleşmesi yapan tarihi, kültürel ve estetik değerlerine rağmen, Irak’ın en az bilinen turistik mekânlarından biridir.

Tamamı 324 hektarlık bir genişliğe sahip bu şehrin kalıntıları Tartar Vadisi’nin batı kıyısının çorak çöl hinterlandında ayakta durur. Bu bölge, Yukarı Mezopotamya’da Musul’un 110 kilometre güneybatısında yer alan sıkça depremlerin görüldüğü bir bölgedir. Hatra’nın en önemli özelliği yeraltı sularına sahip olmasıdır. Bugün dahi duvarlarının arasında pek çok kaynak bulunmaktadır.       

 

Çöl kumlarının altına gömülü olan Hatra, 1836 yılında İngiliz diplomat H. J. Ross tarafından keşfedilmiştir. Bu keşfin ardından, 19. yüzyılın ikinci yarısında, Hatra, birçok yabancı gezgin ve bilim adamı tarafından ziyaret edilmiş ve kayıtlara geçirilmiştir.

 

Irak’ın birçok arkeolojik yerleşmesinde olduğu gibi Hatra’nın da sadece bir kısmı incelenmiştir. Mimar Walter Andrae önderliğindeki bir Alman keşif heyeti I. Dünya Savaşı’ndan (1907-1911) hemen önce yerleşmede ilk araştırmaları gerçekleştirmiştir. Ekip yerleşmenin ortasında ayakta kalan anıtları, şehir duvarlarını, mezar yapılarını incelemiş ve 1912 yılında ilk açıklamayı yayınlamıştır. Geniş çaplı kazılar ve restorasyon faaliyetleri, 1951 yılından itibaren Iraklı arkeologlar tarafından yürütülmüş, şehrin kalıntıları gitgide açılmıştır. İlk kazı başkanları, 1974 yılında yayınlanan kent monografisinin yazarları olan merhum Fuad Safar ve Muhammed Ali Mustafa’dır. Büyük tapınak, özel mabetler, kentin kapıları ve sur duvarları da dahil birçok yapı ve çok sayıda eser ve buluntu açığa çıkarılmıştır.

 

Roberta Venco Ricciardi yönetimindeki bir İtalyan ekip, 1987 yılından 2002 yılına kadar Hatra’da çalışmaları sürdürdü. Kutsal yapılarda kazı faaliyetleri gerçekleştirilip mezar ve konutlar açığa çıkarıldı. Michał Gawlikowski liderliğinde Polonya heyeti, 1990 yılında bir kazı sezonu gerçekleştirdi ve kentin savunması üzerine yoğunlaştı.   

 

 

Mirosław Olbryś