KÜLTEPE´DE TİCARET

Altın hakkındaki karar halâ geçerlidir. Assurlular kendi aralarında altın alıp satabilirler. Fakat steldeki karar gereğince, kim olursa olsun, hiçbir Assurlu Akadlıya, Amurruluya veya Subarlıya altın satmayacak. Kim böyle yaparsa canlı kalmayacak.

MÖ 2. bin yılın ilk çeyreğinden itibaren Anadolu’ya gelmeye başlayan Assurlu tüccarlar, büyük çoğunluğu Güneydoğu ve Orta Anadolu’da olmak üzere, 40 kadar şehirde kārum ve wabartum adları altında ticaret kolonileri oluşturarak geniş çapta ticarî faaliyetlerde bulunmuşlardır. Bu faaliyet tamamen şehir krallıklarının izin ve denetimlerinde sürdürülmüştür.

Assurluların gelmesiyle Anadolu’da, daha çok yerel saraylarla bağlantılı olarak ekonomik alanda büyük bir canlılık yaşandığı açıktır. Oluşturulmuş koloniler sistemi içerisinde ırk, dil ve kültürleri bakımından birbirlerinden çok farklı kavimlere mensup olsalar da, bir arada yaşamanın ve karşılıklı alışverişin tabii bir sonucu, Assurlularla Anadolu halkı sıkı bir ilişki içerisinde olmuşlardır.

Kültepe (eski Kaniş) tabletleri üzerinde çalışan bazı Assurologlar öteden beri, Assur ile Anadolu şehir krallıkları arasındaki ticaretin karşılıklı kazanç esasına dayanan dostça girişimler olduğunu söyleye gelmişlerdir. Ancak konuya ekonomik açıdan bakıldığında, ticaretin her iki tarafın da lehine bir sonuç doğurduğunu söylemek zordur. Her şeyden önce büyük ağırlıklarda gümüş ve altının Assur’a götürülmesinin Anadolu’nun fakirleşmesi anlamına geldiği açıktır. Meselâ, tanınmış tüccarlardan Ennum-Aşşur üç partide Assur’a toplam 7 talent 40 mina (yaklaşık 230 kg.) gümüş göndermiştir. Değerli madenlerin Assur’a taşınmasının bir devlet politikası olduğu sezilmektedir. Assurluların altın üzerindeki tekellerini açıklaması bakımından önemli olan, Assur kralının Kaniş kārumuna yazdığı bir mektupta şöyle denilmektedir:

Altın hakkındaki karar halâ geçerlidir. Assurlular kendi aralarında altın alıp satabilirler. Fakat steldeki karar gereğince, kim olursa olsun, hiçbir Assurlu Akadlıya, Amurruluya veya Subarlıya altın satmayacak. Kim böyle yaparsa canlı kalmayacak.

Assurlu tüccarlardan çeşitli adlar altında alınan vergiler ve başta değerli kumaşlar olmak üzere, Anadolu’da ihtiyaç duyulan malların saraylara kadar gelen kervanlardan kolayca ve çoğu defa piyasa değerlerinden daha ucuza alınması imkânı, Assurlulara verilen tâviz ve sağlanan kolaylıkların görünürdeki sebepleridir. Fakat asıl nedenin Anadolu’daki kalaya olan ihtiyaçtan kaynaklandığından şüphe yoktur. Bazı tabletlerde “burada kalaya çok ihtiyaç vardır” denilmektedir.