GÖBEKLİ TEPE YALNIZ DEĞİL

2000 yılından itibaren Harran ve Ardahan Üniversiteleri Arkeoloji Bölümlerinin katılımıyla bölgede yapılan kültürel envanter çalışmaları kapsamında pek çok Neolitik Dönem yerleşim yeri tespit edildi. Aralarında, Karahan Tepe, Sefer Tepe, Hamzan Tepe ve Taşlı Tepe gibi isimleri sayabildiğimiz bu yerleşmelerin ortak özelliği, tümünde Göbekli Tepe ve Nevalı Çori’den bildiğimiz T-biçimli anıtsal dikilitaşların ele geçmiş olmasıdır.

Urfa Neolitiği üzerine yapılmış olan araştırmalar her ne kadar 1960’larda başlamış olsa da konumuz ile ilgili asıl araştırma ve kazılar 1990’lı yılların başlarına dayanmaktadır. Özellikle, Nevalı Çori kazıları ile birlikte ortaya çıkan yeni bulgular, bölgede heykel sanatı ve kült yapıları hakkında yeniden düşünmemizi sağlamıştır. Daha önce, Diyarbakır-Çayönü kazılarında ortaya çıkartılmış olan kült yapıları veya kamu yapıları olarak kullanıldığı düşünülen ortak yapılar, bu dönemdeki mimari ve sanatsal zenginliklerin habercisiydiler. Ancak, ele geçen buluntuların tek oluşu ve benzerlerinin olmayışı, Nevalı Çori kazısı yapılana kadar devam etmiş ve heykel sanatı konusunda herhangi bir öngörüde bulunulamamıştır. Çayönü’nde ele geçmiş olan bir taşın kenarındaki insan yüzü kabartması bu zenginliğin en önemli habercisiydi. Daha sonraki yıllarda Göbekli Tepe’de benzerlerinin yoğun olarak ele geçeceği bu kabartmalar, mask şeklinde de yapılmış kabartmalar veya heykel başları şeklinde ortaya çıkmışlardır. Eski Urfa kent merkezinde, Balıklıgöl civarında, 1997 yılında tesadüfen keşfedilen bir kesitte, Şanlıurfa Müzesi ile Harran Üniversitesi Arkeoloji Bölümü 15 günlük bir kurtarma kazısı yapmıştır. Burada ele geçen yuvarlak planlı yapılara ait bazı terrazzo (bezemesiz mozaik) tabanlara ve çok sayıda çakmaktaşından yapılmış, benzerlerini Suriye’de Tell Mureybet ve Tell Aswad yerleşimlerinde gördüğümüz uçlara rastlanmıştır. Kesit, 13 tabakadan oluşmaktaydı ve tabakaların tümü yapılan radyokarbon analizlerle Çanak Çömleksiz Neolitik Döneme (MÖ 10.000-8700) tarihlenmekteydi. İlginç olan, 1993 yılında aynı alanın 100 metre doğusundan Urfa heykeli olarak bilinen, birebir insan boyutlarında ayak kısmı yapılmamış bir erkek heykeli bulunmuştu. Çalışılan bu kesitle birlikte, Urfa’nın Yeni Mahalle semtinin ilk sakinlerinin Çanak Çömleksiz Neolitik Dönem insanları olduğu anlaşılmıştır. Bu semtte yapılan incelemelerde T-biçimli dikilitaş parçalarına da rastlanmıştır. Kaldı ki Urfa heykeli de T-biçimli dikilitaş geleneğinin bir ardılı olarak kabul görmektedir. 2000 yılından itibaren Harran Üniversitesi, Arkeoloji Bölümü’nün de katılımıyla bölgede yapılan kültürel envanter çalışmaları kapsamında pek çok Neolitik Dönem yerleşim yeri tespit edilmiştir. Bu çalışmalarda, en önemli olan yerleşimler Karahan Tepe, Sefer Tepe, Hamzan Tepe ve Taşlı Tepe yerleşimleridir. Yerleşimlerin ortak özelliği, tümünde Göbekli Tepe’nin II tabakasında ve Nevalı Çori’de yer alan dikilitaşlarla aynı boyutta, boyları yaklaşık 1,5 metre olan dikilitaşların ele geçmiş olmasıdır.

Bahattin Çelik