TELL SABİ ABYAD: NEOLİTİK BİR KÖY

Tell Sabi Abyad, Suriye’nin Rakka kentinin 80 km kuzeyinde, Türkiye sınırına yakın bir noktada konumlanır. Yaklaşık 5 hektarlık bir alanı kaplayan alan 10 metre yüksekliğindedir.

Alanda 1986- 2010 yılları arasında Hollanda’daki Leiden Üniversitesi’ne bağlı bir ekip tarafından yürütülen büyük ölçekli kazılarda MÖ 7100 ile 5500 arasına tarihlenen son derece somut ve benzersiz bir Neolitik silsile ortaya çıkarılmıştır. Birbirinin peşi sıra inşa edilmiş Neolitik köylerden oluşan bu silsiledeki yerleşmelerin her biri, yaklaşık 1200-2000 m2 arasında değişen küçük bir yerleşim alanına sahiptir. Yerleşmelerdeki evler, sayısı 2-3 ila en fazla 14 arasında değişen birbirinden bağımsız, doğrusal, kerpiç yapılardan oluşmaktadır. Tell Sabi Abyad’da yaşamış prehistorik topluluğun, muhtemelen akrabalık yolu ile birbirine bağlı birkaç düzine insandan oluştuğu düşünülmektedir.

 

Tell Sabi Abyad’da açığa çıkarılan en erken yerleşim evreleri, her biri 1 metre yüksekliğe ulaşan platformlar üzerine inşa edilmiş son derece simetrik, üç bölümlü (tripartite) yapılar ile temsil edilir. Platformlar ve üzerindeki yapılar, oldukça büyük kil levhalar kullanılarak inşa edilmiştir. Yapıların her biri küçük, bazı örneklerde ise oldukça dar, üç sıra odadan oluşmakta, her sıranın sonunda ise küçük bir bölme yer almaktadır.

 

Alanda MÖ 6700 civarında mimari değişim gözlenir. Yerleşimin erken evrelerinin karakteristik özelliği olan platformlar bu dönemde hala kullanımdadır ancak MÖ 6700 sonrasında platformların giderek azaldığı ve öncesine göre daha gelişigüzel ve özensiz biçimde inşa edildikleri görülmektedir. Bu dönemde ayrıca, erken evrenin üç bölümlü evlerinin yerini daha düzensiz, dikdörtgen plana sahip evlerin aldığı görülür. Yapılar arasında dolaşım alçak ve dar pencereler görünümündeki bir dizi küçük geçit aracılığıyla sağlanır. Oldukça küçük boyutlu bu geçitlerden ancak eller ve dizler üzerine çökerek geçilebilmektedir. MÖ 7. binyıl ortalarında, alandaki çok sayıda dikdörtgen yapıya ek olarak, çapı 3 ila 5 metre arasında değişen yuvarlak planlı yeni mimari formların ortaya çıktığı görülür. Yuvarlak planlı bu yeni yapılar başlangıçta oldukça az sayıdadır. 

 

MÖ yak. 6500-6200 arasındaki dönemde, yerleşmede yer alan çok sayıda büyüklü küçüklü, tek odalı veya çok odalı dikdörtgen biçimli yapıların arasındaki bir açıklık alanda yalnızca bir adet yuvarlak planlı yapı yer almaktadır. Yuvarlak planlı mimarinin, belirli bir işleve hizmet eden yapıları temsil ettiği düşünülmekle birlikte, bu işlevin ne olduğu henüz tam olarak tespit edilememiştir. Bu yapılardan bazılarının içerisinde gömütlerin ortaya çıkması, yerleşmede görülen en erken yuvarlak planlı yapıların ölü uygulamaları ile ilişkili yapılar olabileceğine işaret eder. İlginç biçimde, MÖ 6200 sonrasında yuvarlak planlı yapıların konut olarak da kullanıldığını görürüz. Ancak bu yapılar tüm evrelerde dikdörtgen planlı yapılar ile ilişkili olarak karşımıza çıkmaktadır. 

 

Yazı: Peter M. M. G. AKKERMANS 

 

Yazının tamamına Aktüel Arkeoloji Dergisi´nin 69. sayısından ulaşabilirsiniz.