AMERİKA’DA KRAL MİDAS’IN ALTIN ÇAĞI SERGİSİ!

Kral Midas’ın Altın Çağı Amerika´da

Türkiye’den getirilen birbirinden değerli eserlerden meydana gelen “Kral Midas’ın Altın Çağı” sergisi Amerika Birleşik Devletleri’nin Philadelphia şehrindeki Penn Müzesi’nde devam ediyor. 13 Şubat’ta başlayan sergi 27 Kasım tarihine kadar ziyaret edilebilecek. Gordion’daki kazılarda çıkarılan ve Frigya dönemine ait 120den fazla eserden oluşan koleksiyon Pennsylvania Üniversitesi Arkeoloji ve Antropoloji Müzesi ve Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı işbirliği ile hazırlandı.

 

Sergi zamanının en meşhur ve efsanevi hükümdarlarından Midas’ı ve onun zamanını keşfe davet ediyor. Midas’ın efsanevi hikâyesinin ve altın dokunuşunun arkasında ne olduğu sorusuna cevap arayan sergi bunu sandıklarca altınla cevaplamak yerine Türkiye’den getirilen birbirinden değerli ödünç antik eserle yanıtlamaya çalışıyor.

 

Kral Midas MÖ 750-700 yılları arasında zamanın en zengin şehirlerinden biri olan Gordion’da yaşadı. Frigya’yı yönetirken Asur ve Urartu gibi çevre krallıkları ve Kuzey Suriye’nin şehir devletleri, Lidya, Yunanistan gibi uygarlıkları da etkiledi. Yaşadığı dönem muhtemelen Homer’in Ilyada’yı yazdığı dönemle aynıydı. Yaşadığı döneme altın çağ demek gerçekten de doğru olacaktır. Bu kültürel miras açısından oldukça zengin bölge çağlar boyunca birçok kültürün kesişim yeri olduğu için uygarlığın binlerce yıllık tarihi hakkında çok önemli bilgiler veriyor.

 

Penn Müzesi arkeologları 1950’den beri 3000 yıl önce Türkiye’nin büyük bir kısmını yöneten Friglerin başkenti olan Gordion’da kazılarına devam edip önemli bulgulara rastlıyor. Bir zamanların en büyük krallıklarından olan Friglerle ilgili eşi bulunmaz bilgiler elde edebilmek için Gordion en önemli arkeolojik sit alanı. Bunun yanı sıra anıtsal mimarisi ve zengin mezar yığınlarıyla da arkeologların yıllardır üzerinde çalıştığı en önemli yerlerden bir tanesi.

 

1957’de Penn Müzesi tarafından yapılan kazıda yaklaşık 120 tane insan yapımı topraktan, kilden ve taştan meydana gelen Tümülüsler bulunmuştu. Tümülüs MM (Midas Mound) adı verilen bu mezarların MÖ 740 yılına ait olduğu saptanmış ve Kral’ın Midas’ın babası olan Kral Gordias’a ait olduğu iddia edilmişti. Arkeologlar dünyanın en eski tahta yapısı olan mezara girdiklerinde olağanüstü bir görüntüyle karşılaştılar. Kralın iskeleti bronz kaseler, servis kapları, tahta masalar ve cenaze yemeğinden kalma oldukça fazla sayıda yemek artığıyla çevrilmişti. Bu mezardan çıkarılan eserler Ankara, İstanbul, Antalya ve Gordion gibi yerlerdeki müzelerde muhafaza ediliyordu.

 

“Kral Midas’ın Altın Çağı” sergisiyle bu eserler ilk kez ABD’deki Penn Müzesi’ne geitirilip ziyaretçilere açıldı. Bu Tümülüs’ten çıkan eserler başta olmak üzere 120’den fazla tarihi eser tarihte ilk kez Dr. Brian Rose küratörlüğünde Philadephia’ya getirilmiş oldu. Türkiye’den gelen eserler dışında Delhi Arkeoloji Müzesinden Kral Midas tarafından Apollo’ya ithaf edilmiş ve bir tahtın parçası olduğu düşünülen fildişi bir aslan terbiyecisi getirildi.

 

Friglere ve civar krallıklara ait eserler Penn Müzesi’nin kendi koleksiyonunda bulunan diğer eserlerle birleşip efsanevi kral Midas’ın hayatına ışık tutmakla kalmıyor daha da geniş bir hikayeye ziyaretçileri davet ediyor.

 

Kaynak : http://www.penn.museum/information/press-room/press-releases/1009-treasures-from-turkey-to-be-featured-in-world-premiere-exhibition-at-the-penn-museum