Barba rossa (Kızıl Sakal)

Kanuni Sultan Süleyman’ın deniz berlerbeyi, Barbaros Hayreddin Paşa    

 

Kanuni Sultan Süleyman, saltanatının ilk yıllarında Rodos üzerine bir sefer düzenleyerek (1522) Doğu Akdeniz’in Osmanlı hakimiyetine girmesini sağladı ve böylece denizlerde mücadele Orta ve Batı Akdeniz bölgesine intikal etti. Artık Osmanlılar, Akdeniz’de İspanya’ya karşı, Kızıldeniz’de ise Portekiz’e karşı uzun sürecek bir mücadele içine girerek uluslararası deniz gücüne sahip olmanın gereği olarak bir imparatorluk donanması halinde organize edilmeye başladı. Bu süreçte korsan olarak Akdeniz’e açılan Barbaros Kardeşler ve onlar gibi mücadele veren diğer deniz gazilerinin Akdeniz’i ve Kuzey Afrika’yı koruma ve kontrol altına alma çabası devam ederken, Kızıldeniz’den Hind Denizlerine açılan Selman Reis ve Hadım Süleyman Paşa gibi denizci kapudanlar hac ve deniz ticaret yollarının önünü açmak suretiyle bölgede etkin hale gelmeye çalışıyordu.

 

Barbaros Hayreddin Paşa’nın asıl adı Hızır’dı. Midillili sipahi Yakup Bey’in dört oğlundan biri olarak muhtemelen 1467’de dünyaya gelmişti. Diğer kardeşleri İshak, Oruç ve İlyas’tı. Cezayir’de yaptırdığı caminin 926 (1519) tarihli kitabesinde kendisini “es-Sultânü’l-mücâhid fî sebîlillâhi Rabbi’l-âlemîn Mevlâna Hayreddin ibn emîrü’ş-şehîr mücâhid Ebî Yusuf Yakub et-Türkî”/Allah yolunda cihad edenlerin sultanı Hayreddin ki Türk soyundan meşhur emir Yakub’un oğlu” şeklinde zikretmektedir.

 

Oruç Reis, korsan Rodos şövalyeleri ile giriştiği bir çatışmada esir düşmüş, kardeşi İlyas ise hayatını kaybetmişti. Esaretten kurtulduktan sonra Antalya valisi Şehzade Korkud’un yardımıyla bir kalyata donatan Oruç Reis, İtalya sahillerine ve Kuzey Afrika’ya giderek Cerbe adasını üs edinmişti (1510). Hızır Reis’in de gelmesinden sonra 1513’te kazandıkları ilk deniz zaferi üzerine Akdeniz’deki diğer ünlü Türk denizcileri Kurdoğlu Muslihiddin ve Muhyiddin Reisler de kendi filolarıyla onlara katılmıştı.