ESKİ ANADOLU´DA EVLİLİK / KÜLTEPE

Sen benim babama söz verdin, buraya gel ve nişanlınla (metin: karın) evlen. Amur-İştar şöyle cevap verdi: Gerçekten senin babana ben söz vermiştim.

Eski Babil toplumunda kızın babasının evinden çeyiz getirdiğini ve ölüm, boşanma gibi olumsuz durumlarda çeyizin hukuken korunduğunu bilmekteyiz. Ancak, Eski Assur metinlerinden Anadolu’da veya Assur’da böyle bir uygulamanın varlığı, çivi yazılı belgelerden tespit edilememektedir. Benzer bir durum başlık parası âdeti için de geçerlidir. Eski Assur Dönemi Assur toplumunda ve Hitit Çağı Anadolu’sunda varlığını bildiğimiz başlık parası uygulamasının, bu dönem Anadolu toplumundaki izleri netleşmemiştir. Bunun yanında, evliliğe giden yolda en önemli aşamalardan biri olan düğün merasimi hakkında da net bilgilere sahip değiliz. Hitit Dönemine ait Bitik Vazosu üzerinde yer alan kutsal evlilik sahnesi, söz konusu dönemde Anadolu’daki evliliğin tezahürü hakkında birtakım ipuçları verse de, nihai tespit için daha fazla bilgi gerekmektedir.        

Mezopotamya halklarının evlilik müessesine verdikleri önemi anlayabilmemiz için ortaya koydukları kanunlara bakmamız yeterli olacaktır. Özellikle Hammurabi ve Eşnunna Kanunları'ndaki iki madde, evliliğin hukuki geçerliliğe sahip olabilmesi için yazılı bir belgeyle resmileştirilmesi gerektiğini ortaya koyar. Mezopotamya’da varlığını bildiğimiz kanun yapma anlayışının Eski Assur Döneminde de olması şaşırtıcı olmaz, ancak, metinlerde bunu ima eden cümlelere rastlanmakla beraber, bu döneme ait bir kanun metni henüz ele geçmemiştir. Bununla beraber, Kültepe’de ele geçen evlilik sözleşmeleri evliliğin resmileştirilmesine verilen önemi göstermesi bakımından mühimdir. Fakat, bu uygulamanın kanuni bir gereklilik ya da gelenek ve görenekle şekillenmiş bir anlayışın yazıya dökülmesi olduğu şüphelidir.