GEÇ TUNÇ ÇAĞINDA KÜRESELLEŞME

Günümüz yaşamını belirleyen küreselleşme, ilk olarak Geç Tunç Çağında Doğu Akdeniz Bölgesi’nde gerçekleşir.

 

Günümüz yaşamını belirleyen küreselleşme, ilk olarak Geç Tunç Çağında Doğu Akdeniz Bölgesi’nde gerçekleşir. MÖ 2. binlerden itibaren söz konusu bölgede temeli ticari ilişkilere dayanan kültürel bir ortaklık oluşur. Yerel soylular, bu kültürel ortaklıkta başı çeker ve ilişkilerin Akdeniz’de giderek başka alanları da kapsamasını sağlar. Hitit, Mısır, Assur ve Miken gibi bölge güçleri hem diplomatik ilişkileri geliştirir hem de bölgedeki hammaddelerden asgari ölçüde yararlanmak için kara ve denizde yaygın bir ticaret ağı oluştururlar. Zamanla ticaret denize kayar ve bu ortaklık "maritim bir yaşam anlayışına" dönüşür.

Uluburun Gemisi

Sünger avcısı Mehmet Çakır, 1982 yılında Anadolu’nun güneybatı sahilindeki sarp bir burnun önünde 50 metre derinde yüzerken maden oldukları belli, bisküvi biçimli garip nesnelerle karşılaşır. Böylece günümüzden yaklaşık 3 bin 300 yıl önce Uluburun’da batan bir Geç Tunç Çağı ticaret gemisi keşfedilmiş olur. Gemiye 10 ton bakır ve bir ton kalay yüklenmiştir. Bunun dışında cam, fayans, çam reçinesi, fildişi, gümüş ve altından yapılma lüks ürünler, Baltık Denizi kehribarından yapılma boncuklar, deve kuşu yumurtaları, Afrika abanozu, içi çanak çömlek ve birçok başka malzemeden oluşan önemli hammaddelerin hemen tümü gemide bulunmaktadır.

Doğu Akdeniz Bölgesi’ndeki ticari ilişkileri anlamak için, belki de bölgenin maden yataklarına bakmak yeterli olacaktır. Balkanlar, Anadolu, Kafkaslar ve Zagros Dağları maden yatakları açısından zengindir. İlk yüksek kültürlerin oluştuğu Mezopotamya ise bunlardan yoksundur. Dolayısıyla, kültürler kendinde olmayan hammaddeyi almak ve buna karşın değiş tokuşa sunacağı malzemeyi daha fazla üretmek zorunluluğu duymuşlardır.

.........

...........

Yazı ve Fotoğraflar:  Ünsal YALÇIN

Yazınınn devamı: Aktüel Arkeoloji Dergisi  33. sayısında