HACI BEKTAŞ VELİ TURBESİ

Hacı Bektaş Veli Türbesi Bektaşilik merkezi olarak kabul edilir. Binanın yapısında kullanılan birçok sembol tarikatın ana felsefesini yansıtır. Bu semboller Bektaşilik motiflerini mimariye ve Türbe’nin iç tasarımına yedirerek tinselliğin ışığında ruhsal hayatı biçimlendirme amacı taşır. Hacı Bektaş Veli Türbesi doğrudan ve manevi olarak Bektaşilikle ilişkilidir. Hacı Bektaş Veli’nin 13. yüzyıldaki sözleriyle, 20. yüzyılın “(Bildirilmemiş) İnsan Hakları Beyannamesi” ve 21. yüzyılda müritlerince hala uygulanan Cem ve Semah ritüelleri nedeniyle olağanüstü evrensel bir değer taşıyan Türbe, bu felsefenin doğduğu ve beyan edildiği merkezdir. Ayrıca Türbe Alevi ve Bektaşi halk tarafından inanç merkezi olarak görülür.

 

Bölge

Nevşehir İli

Hacıbektaş İlçesi

Kategori

Kültürel Miras

Arkeolojik Yerleşme

13. yüzyıl

Kalıntılar

Cem Evi

Meydancı Baba Evi

Kabul tarihi

13.04.2012

 

KRİTERLER

Hacı Bektaş Veli Türbesi Bektaşilik merkezi olarak kabul edilir. Binanın yapısında kullanılan birçok sembol tarikatın ana felsefesini yansıtır. Bu semboller Bektaşilik motiflerini mimariye ve Türbe’nin iç tasarımına yedirerek tinselliğin ışığında ruhsal hayatı biçimlendirme amacı taşır. Hacı Bektaş Veli Türbesi doğrudan ve manevi olarak Bektaşilikle ilişkilidir. Hacı Bektaş Veli’nin 13. yüzyıldaki sözleriyle, 20. yüzyılın “(Bildirilmemiş) İnsan Hakları Beyannamesi” ve 21. yüzyılda müritlerince hala uygulanan Cem ve Semah ritüelleri nedeniyle olağanüstü evrensel bir değer taşıyan Türbe, bu felsefenin doğduğu ve beyan edildiği merkezdir. Ayrıca Türbe Alevi ve Bektaşi halk tarafından inanç merkezi olarak görülür.

 

 

Bektaşilik’e ismini veren Hacı Bektaş Veli, Hoca Ahmed Yesevi’nin Anadolu’daki öğretilerini uygulayan 13. yüzyılın en önemli Türk filozoflarındandır. Felsefesinin temeli insanlığa, insan hakları ve toplumsal eşitliğe dayanır. İnsana alçakgönüllü, olgun olmayı, gösterişten uzak durmayı ve Tanrı sevgisiyle dolmayı öğütler. Öğretileri Anadolu’da kültürel bir harmoni ve aydınlamaya yol açmıştır.

 

Evren-Tanrı-İnsan Sevgisi”ne dayanan Bektaşilik inancı, Hacı Bektaş Veli’nin ölümünden sonra tüm Anadolu’ya hızlı bir şekilde yayılmıştır. Bektaşi insancıllığını dünyaya saçmak için belli bir olgunluğa erişen Bektaşi dervişleri de dünyanın dört bir yanına dağılmıştır. Bu nedenle, bugün Bektaşilik sadece Hacıbektaş’ta değil, birçok farklı ülkede özellikle Balkanlar ve Ortadoğu görülür.

Türbe, 14. yüzyılda Orta Anadolu Kızılırmak bölgesindeki Hacıbektaş ilçesine kurulur. Hacı Bektaş Veli Nişabur Horasan’dan göç ettiğinde, küçük bir köy olan o zamanki adıyla Sulukaracahöyük giderek büyür ve gelişir. Ilçenin adı 1337 yılında Hacı Bektaş Veli’nin ölümünden sonra insancıllık üzerine inşa ettiği hoşgörüyü yaşatmak amacıyla değiştirilir.

Etraflarında işlevlerine göre çeşitli odaların yerleştirildiği avlulu Türk saraylarının düzenine sahip olan Türbe, 1. avlu (Nadar), 2. avlu (derviş locası) ve 3. avlunun etrafında yer alan yapılardan oluşur. Sade bir taş işçiliğiyle inşa edilmiş ve Bektaşilik’e özgü motiflerle bezenmiştir. Türbeye zaman içinde birçok ekleme ve yenilemeler yapılmış ancak bugünkü görünümüne 16. yüzyılda ulaşmıştır.