HURRİCE VE URARTUCA

Hurrice, yaklaşık olarak MÖ 3. binyılın ikinci yarısından MÖ 2. binyılın sonuna kadar, Eski Yakın Doğu’nun geniş bir coğrafyasında, Dicle Nehri’nin doğusunda yer alan Aşağı Zap Vadisi’nden (Kuzeydoğu Irak) Güneydoğu Anadolu’ya, neredeyse Mezopotamya ve Suriye’nin kuzeyini tamamen kapsayan bir bölgede konuşulan bir dildir.

Hurro-Urartu Dil Ailesi

Hurrice, yaklaşık olarak MÖ 3. binyılın ikinci yarısından MÖ 2. binyılın sonuna kadar, Eski Yakın Doğu’nun geniş bir coğrafyasında, Dicle Nehri’nin doğusunda yer alan Aşağı Zap Vadisi’nden (Kuzeydoğu Irak) Güneydoğu Anadolu’ya, neredeyse Mezopotamya ve Suriye’nin kuzeyini tamamen kapsayan bir bölgede konuşulan bir dildir. Hurrice ile akraba olan tek dil, MÖ 1. binyılda (geç 9. yüzyıldan geç 7. yüzyıla kadar) Urartu İmparatorluğu’nun merkezinde, Yukarı Zap Vadisi’nin dağlık kesimlerinde ve Van Gölü civarında konuşulduğu bilinen Urartucadır. Bu nedenle Hurro-Urartu dilini konuşanların anayurdu, bereketli hilalin en kuzeydoğusunda kalan yerler ile daha ilerideki dağlık bölgeler olarak belirlenmelidir.

Hurrice ve Urartuca, Hurro-Urartu adı verilen ve bilinen hiçbir dil grubu veya Eski Yakın Doğu dili ile belirgin bir genetik ilişkisi bulunmayan, küçük ve ayrık bir dil ailesi oluştururlar. Yeniden yapılandırılmış halleriyle Ön Hurro-Urartuca, Kuzeydoğu Kafkasça veya Ön Hint-Avrupa dilleri arasında genetik ilişkiler olabileceği öne sürülmüştür ancak bu varsayıma dair bulgular kesin değildir ve genel olarak kabul görmemiştir. Urartuca, özellikle Eski Hurrice adı verilen bir lehçe ile benzerlik gösterdiğinden, bu dilin MÖ 2. binyıl ortalarından geç olmayan bir tarihte Hurriceden farklı bir kol olarak ayrıldığını varsayabiliriz.

 

Mauro GIORGIERI

University of Pavia, Italy