KARKAMIŞ’IN HİTİT DÖNEMİ

Karkamış, antik çağ araştırmaları alanında, özellikle iki yönüyle bilinir. Bunlardan ilki, kentin kazılarla ortaya çıkan Geç Hitit Döneminin anıtsallığı; ikincisi ise Karkamış’tan bahseden ancak yerleşme dışında bulunan Hitit İmparatorluk Dönemine ait yazılı belgelerin çokluğudur.

Yakın zamana kadar, yerleşmede Hitit İmparatorluk Dönemine ilişkin arkeolojik bulgular son derece sınırlıydı. Bunun bir nedeni, Aşağı Saray alanındaki kült yapılarının kesintisiz kullanımı, bir diğer nedeni ise erken tarihli kalıntıların üzerindeki tabakaların anıtsallığı idi. 2011 yılından bu yana, yerleşmenin farklı alanlarında yaptığımız kazılarda Geç Tunç Çağına ilişkin bulgular elde etmeyi başardık. Bu bulgular arasında, A Doğu, D ve H alanlarında tespit edilen, MÖ 14. yüzyılın ikinci yarısında Kral I. Şuppiluliuma tarafından gerçekleştirilen yıkım tabakası (Geç Tunç I olarak adlandırdığımız buluntu topluluğunun üzerini örten tabaka), G alanında açılan derin sondajda saptanan Orta Tunç Çağından Geç Demir Çağına kadarki tüm silsile ve P Batı alanında 2016 yılında bulunan, Geç Tunç Çağı sonlarına tarihlenen kale yapısı (Woolley tarafından “Kuzeybatı Kale” olarak adlandırılır) ile üzeri figüratif bezemelerle kaplı silindir mühürlere ait kil mühür baskıları yer almaktadır. Karkamış’ın 2017 kazı sezonunda, AA olarak adlandırdığımız akropol alanındaki açmaları da nihayet açabildik. Geç Tunç II’nin başlarına yani kentin Hititler tarafından ele geçirilmesinin hemen sonrasına tarihlenen devasa bir tapınak benzeri yapının bulunduğu bu alanın tüm üst tabakaları, 1910’larda yürütülen kazılar ile akabinde, bugün alanda hala varlık gösteren askeri birliklerin varlığı nedeniyle kaybolmuştur.

 

Yazı: Nicolo MARCHETTI

Yazının tamamına Aktüel Arkeoloji Dergisi 60. sayısından ulaşabilir, okuyabilirsiniz.