MYRINA LOUVRE MÜZESİNDE

1880 yıllarında üç Fransız genç arkeolog, Myrina’da kazılar yapmak üzere Osmanlı Hükümeti’nden kazı izni alırlar.

Myrina, Aiolis bölgesinin en güzel    kentlerinden    biri. İzmir’in Aliağa ilçesinin hemen kuzeyinde, deniz kıyısında  bulunur.  Güzelhisar Çayı’nın da denize döküldüğü yerde yer  alır  Myrina.  Bu  çay,  antik  dönemde “Pythikos”,  19.  yüzyılda  ise  “Kocaçay” adıyla biliniyordu. 12 Aiol kentinden biri Myrina. Adını bir Amazon kraliçesinden almış. Hemen kuzeyinde de Gryneion antik kentini görüyoruz. Kent, “Beriki Tepe” ve “Öteki Tepe” diye anılan iki yükselti üzerinde kurulmuş. Akropolis olarak bilinir Beriki Tepe... Kentin nekropolisi ise Beriki’nin kuzey eteklerinde başlar ve karşısında tepenin yamaçlarına kadar uzanır.

Dünyada üç antik kent, terracottaları (pişmiş toprak heykelcikler) ile ünlüdür: İtalya’da Tarentum, Yunanistan’da Tanagra ve Batı Anadolu da Myrina. 19. yüzyılın ikinci yarısında Avrupa’nın gündemine oturur birden bire Myrina. Önce kaçak kazılarla ve sonra Fransız kazılarında ortaya konan binlerce pişmiş topraktan yapılmış heykelcik, Myrina’yı ünlü yapar. Avrupa’nın bir çok özel ve resmi koleksiyonlarında kaçak kazılarla ortaya çıkartılmış Myrina terracottaları bulunur. Bunlardan biri de Boston’dadır; fakat resmi kazılarla ortaya çıkarılan terracottaların sayısı çok daha fazladır. En büyük koleksiyon Paris’te Louvre Müzesinde yer alır. İkinci büyük koleksiyon İstanbul Arkeoloji Müzesindedir. Atina Fransız Okulunda ve Bergama Arkeoloji Müzesinde Myrina heykelcikleri vardır.

1880 yılarında üç Fransız genç arkeolog, Myrina’da kazılar yapmak üzere Osmanlı Hükümeti’nden kazı izni alırlar. Bu kazı izni Atina Fransız Okulu adınadır. Bunlardan Edmond Pottier kazıya başlayacağı sırada henüz 25 yaşındadır. Diğerlerinden üç yaş daha büyüktür. Salomon Reinach ve Alphonse Veyries 22 yaşındadır. Bu genç arkeologların kazı deneyimleri yoktu. Buna karşın bu üç arkeoloğa Myrina kentini emanet eder İstanbul Hükümeti. Salomon Reinach’ın Batı Anadolu’da başka kazıları da vardır. Örneğin Kyme nekropolisi bugün bile “Reinach Nekropolisi” olarak onun adıyla anılır.

Myrina’da kazılar 1880 yılında başlar. Baltacı (Baltazzi) ailesi, Fransız kazıcılara çok yardımcı olurlar. Bu aile, Venedik kökenlidir. 18. yüzyılın ortalarında İzmir’e yerleşmişlerdir. Finans alanında oldukça etkindirler. Aydın vilayetinde büyük toprak sahibi olmuşlardır; ancak topraklar eşlerinin adınadır. Bu aileden Demosthenes Baltazzi arkeolojiye çok meraklıdır. Osman Hamdi Beyle birlikte Sayda kazılarına katılmıştır. Aynı zamanda Aydın vilayeti arkeoloji müdürüdür. Myrina ve Kyme’de kendi arazilerinde kazılar yapmıştır. Demosthenes Baltazzi, Myrina kazılarında ve Salomon Reinach’ın George Dennis ve A. H. Sayce ile birlikte yaptığı kazılarda hükümet komiseri olarak görev yaptı. Bütün arkeologları Aliağa’daki evinde ağırladı. Bayan Aristides Baltazzi, Demosthenes’in kardeşiydi. Myrina’daki çiftliğin sahibi ve Myrina’nın bulunduğu arazilerin tüm malikiydi. Kardeşi Demosthenes Baltazzi ise Myrina kazıları sırasında çiftlikte kalır; fakat onun asıl ikamet ettiği yer, bizzat kendisinin yaptırdığı Buca’daki köşktür. Sultan Abdülaziz, Buca’ya geldiğinde bu köşkte kalmıştır. Daha sonraları bu köşkte Kurtuluş Savaşı sırasında Atatürk’ün de kaldığını biliyoruz.

 

Yazar : Ömer ÖZYİĞİT