NİMRUD

Dicle Nehri üzerinde Musul’un yaklaşık 32 kilometre güneydoğusunda, Irak’ın kuzeyinde yer alan Nimrud, Assur Krallığı’nın başlıca başkentlerinden biriydi ve Yeni Assur Döneminin (MÖ 9.-7. yüzyıl) en iyi korunmuş kentiydi.

Ana akropolisin IŞİD olarak bilinen terör örgütü tarafından buldozerler ve dinamitle yok edilmesi tüm dünyayı şok etti. Arkeologların ve sanat severlerin, 11 Nisan 2015 ve 7 Haziran 2016 tarihlerinde yayınlanan yıkım videolarını görmekten dolayı nutku tutuldu. Assur İmparatorluğu’nun ikonik sembolü olan ana kraliyet saraylarının kapısına koruyucu olarak konan ünlü insan başlı kanatlı aslanlar buldozerlerle yok edildi ve Assur krallarının zafer sahnelerinin tasvir edildiği o muhteşem paneller moloz yığınına çevrildi.

 

İhtişam ve dram, kökeni tarihin başlangıcına kadar giden ve MÖ 6. binyıldan Hellenistik Döneme kadar aralıklarla yerleşilmiş, fakat II. Aşurnasirpal’ın (MÖ 883-859) Nimrud’u imparatorluğunun yeni başkenti yaptığı Yeni Assur Döneminde doruk noktasına ulaşmış bir kentin hayatında birbirine dolanmıştır. II. Sargon’un (MÖ 721-705) hükümdarlığına kadar kraliyet gücünün tahtı olan Nimrud, Dur-Şarrukin ve sonrasında Ninova başkentlerinin kurulmasından sonra önemli bir yönetim merkezi olarak kaldı ve içkalesi Esarhaddon (MÖ 680-669) tarafından geniş ölçüde yeniden inşa edildi. Medler ve Babiller, kenti MÖ 612 yılında yağmalayıp harabe içinde bıraktılar. Sarayları yakıp yıkılmış, halk köle olarak götürülmüş ve öldürülmüştü. Bu antik başkente vurulan ilk gerçek darbeydi.

 

 

Paolo BRUSASCO