OSMANLI’DA BİR SAĞLIK MERKEZİ - SULTAN II. BAYEZİD KÜLLİYESİ

Edirne, 1361 yılında Osmanlı Devleti’nin payitahtı olmasıyla beraber büyük bir kültürel atılım içerisine girmiştir. Kentin bu devirdeki yapılanması, aynı zamanda Osmanlı’nın imparatorluk evresine geçişinin de altyapısını oluşturacak şekildedir. Sultan II. Bayezid Külliyesi de kentin diğer yapılarıyla beraber bu dönüşümün önemli simgelerinden birini oluşturmaktadır.

 
Müze, Sultan II. Bayezid Külliyesi içindeki darüşşifa ve tıp medresesi bölümlerinde yer alır. Külliye ise Fatih Sultan Mehmet’in oğlu ve 8. Osmanlı Padişahı Sultan II. Bayezid tarafından yaptırılmıştır. Sultan II. Bayezid’in İkinci Sefer-i Hümayun’a (Boğdan Seferi) çıkmadan önce 23 Mayıs 1484 yılında temelini attığı yapılar topluluğu, 4 yıl kadar kısa bir süre içinde bitirilerek hizmete açılmıştır. Sefer dönüşü Kili ve Akkerman fetihlerinden elde edilen ganimetler, bu külliyenin imarı ve geliştirilmesi için kullanılmıştır. Külliyenin Mimar Hayrettin tarafından yapıldığına dair yaygın bir görüş vardır. Bazı kaynaklar ise mimar olarak Mimar Yakup Şah Bin Sultan Şah ismini belirtmektedir. Yüzyıllar boyunca bu külliyede tıp öğrencileri yetiştirilmiş, şifahanesinde hastalara şifa dağıtılmış ve imarethanesinde fakir fukara doyurulmuştur. Mumhanesinde mumlar dökülmüş ve tabhanelerinde ise misafirler ağırlanmıştır.
 
 
Evliya Çelebi Darüşşifa’da
 
1652 yılında Edirne’yi ziyaret eden Evliya Çelebi, külliyeden, “Orada bir darüşşifa vardır ki dil ile tarif edilmez ve kalemler ile yazılmaz” diye bahseder. Ünlü seyyah, ayrıca külliye için şu ilginç tanımlamaları kullanmıştır: “Böyle dikkat ve özenle yapılmış şifa yurdunun anlatılan odalarında, çeşitli hastalıklara tutulmuş zengin ve fakir, ihtiyar ve genç doludur”... “Bazı odalarda ilkbaharda delilik mevsiminde Edirne’nin aşk denizi derinliğine düşmüş sevdalı aşıklar çoğalıp, hekimin emriyle bu tımarhaneye getirilerek altın ve gümüş yaldızlı zincirlerle kerevetlerine takılıp, her biri aslan yatağında yatar gibi kükreyip yatarlar. Kimisi havuz ve şadırvanlara bakıp kalender hülyası kabilinden sözler eder, nicesi dâhi o kemerli kubbenin etrafında olan gülistan ve bağ ve bostan içindeki binlerce kuşların cıvıltılarını dinleyip, delilerin perdesiz ve ölçüsüz sesleriyle feryada başlarlar.”
 
 
Müzenin Başarıları
 
Trakya Üniversitesi Sultan II. Bayezid Külliyesi Sağlık Müzesi, ilk uluslararası başarısını 2004 yılında Avrupa Konseyi tarafından verilen Avrupa Müze Ödülü ile kazanmıştır. 2005 yılında Hırvatistan’ın Dubrovnik kentinde düzenlenen “Kültürel Mirastaki En İyiler” etkinliğine katılmış, tanıtımı en iyi ikinci sunum olarak seçilmiş ve “Mükemmellik Kulübü”ne kabul edilmiştir. 2006 yılında Güneydoğu Avrupa Gazeteciler Derneği tarafından verilen “Yılın Başarı Ödülü”nü almıştır.
2007 yılında Almanya’nın Köln kentinde Avrupa Kültürel Miras Birliği tarafından düzenlenen Ödüllü Müzeler Buluşması’nda “Kültürel Mirastaki En İyiler ve Mükemmellik Kulübü En İyi Sunum Ödülü”nü kazanmıştır. Sultan II. Bayezid Külliyesi Sağlık Müzesi, “Müze, Galeri, Kütüphane ve Arşivlerin Hayat Boyu Öğrenmeye Katkısı” adlı Avrupa Birliği projesine katılmıştır. Leonardo da Vinci Hayat Boyu Öğrenme Programı kapsamında uygulanan bu proje 1 Eylül 2011’de başlamıştır. İki yıllık bu proje, yedi ülkeden sekiz partner ile tamamlanmıştır.
 
 
(...)
 
Hakan AKINCI
 
Yazının tamamı, Aktüel Arkeoloji Dergisi'nin 42. sayısında...