REZAN HAS MÜZESİ

Rezan Has Müzesi, Kadir Has Üniversitesi ile olan organik bağı sayesinde özellikle akademik çalışmalara önem veren bir üniversite müzesi.

 

Rezan Has Müzesi, Kadir Has Üniversitesi ile olan organik bağı sayesinde özellikle akademik çalışmalara önem veren bir üniversite müzesi. Sabit koleksiyonlarının yanı sıra açıldığı günden bu yana özel koleksiyon sergilerine ev sahipliği yapan Rezan Has Müzesi; kapalı kapıların arkasından çıkartarak toplumla buluşturduğu her koleksiyonu, sergisi ve kitabıyla kalıcılığı sağlama ve geçmişin değerleriyle geleceği buluşturma görevini üstleniyor.

SİGARA ÜRETEN FABRİKADAN BİLİM ÜRETEN ÜNİVERSİTEYE

Endüstri tarihimizin ilk mimari eserlerinden biri olarak 1884 yılında Mimar Alexandre Vallaury tarafından inşa edilen, 1925’e kadar Osmanlı Devleti’nin borçlarına karşılık yabancı sermaye tarafından oluşturulan Reji İdaresi’ne ait olan Cibali Tütün ve Sigara Fabrikası, 1925 yılından sonra Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin hizmetine kazandırılmıştır. 1967 yılında İstanbul Sigara Fabrikası kuruluncaya kadar Cumhuriyet Dönemi’nin en önemli sigara fabrikası olmayı sürdüren Cibali Tütün ve Sigara Fabrikası, 1995 yılına kadar üretime devam etmiştir. 2002 yılında Kadir Has Vakfı tarafından Cibali Tütün ve Sigara Fabrikası’ndan dönüştürülen Kadir Has Üniversitesi merkez binası; son derece özenli ve kapsamlı restorasyonu ve içinde yer aldığı tarihi çevrenin gelişimine katkısı nedeniyle 2003 yılında Avrupa Nostra Ödülü almıştır. Restorasyonu tamamlandıktan sonra Kadir Has Üniversitesine dönüştürülen bu tarihi binanın alt kısmında yer alan Osmanlı Dönemi hamam kalıntısının ve Bizans Dönemi su sarnıcının gün yüzüne çıkmasıyla mekân, Rezan Has Müzesi olarak ziyarete açılmıştır.

2007 yılından bu yana aktif müzecilik anlayışı doğrultusunda özgün sergiler ve kültürel etkinlikler düzenleyen Rezan Has Müzesi, günümüzden yaklaşık 9 binyıl öncesine tarihlenen arkeolojik eser koleksiyonunun yanı sıra 2009 yılında bünyesine kattığı Cibali Tütün Fabrikasına ait belge ve objeleri, 17. yüzyıla tarihlenen Osmanlı hamam yapısı ve 11. yüzyıl Bizans su sarnıcı ile geçmişi geleceğe bağlayan bir müze mekândır.

SEFERİKOS SARNICI (KARANLIK ÇEŞME)

Yeraltındaki kâgir su depoları olan sarnıçlar, Bizans Döneminde, İstanbul’un su ihtiyacını karşılamakta önemli rol oynamış olan yapılardır. Rezan Has Müzesinde yer alan, Geç 11. yüzyıla tarihlenen Bizans Dönemi su sarnıcı; 48 kemer, 15 ayak ve 20 sütundan oluşur. Kareye yakın dikdörtgen bir plana sahip olan yapı, doğrudan su biriktirmek amacıyla inşa edilmiştir. Sarnıç işlevini kaybettikten sonra Cibali Sigara Tütün Fabrikasının tütün deposu olarak ve ardından da II. Dünya Savaşı yıllarında erzak ambarı olarak kullanılmıştır. Müzenin içerisinde yer alan ve 17. yüzyıla tarihlenen hamam yapısının göbek taşı halen sağlamdır.

REZAN HAS MÜZESİ KOLEKSİYONLARI

Rezan Has Müzesi, mekânı olan ve bir asırdan fazla bir geçmişi bulunan Cibali Tütün ve Sigara Fabrikası ruhunu yeniden yaşatmak ve bu kültür birikimini gelecek nesillere taşımak adına, bu fabrikadan günümüze ulaşmayı başarmış tütün ve sigara makinelerini, her türlü eseri, uzman restoratörlerin halihazırda devam ettirdiği titiz bir konservasyon/restorasyon ve araştırma sürecinden sonra 2013 yılında sergilemeye hazırlanıyor. Bir anlamda Tekel Cibali Tütün ve Sigara Fabrikası, evine geri dönüyor.

Türkiye Cumhuriyeti’nin endüstriyel, ekonomik, siyasal ve sosyo-kültürel tarihine tanıklık eden bu eserler, eski tütün ve sigara makinelerinden, fabrikada kullanılan çok çeşitli ofis ve atölye malzemesine; yurdun çeşitli bölgelerine ait tütün örneklerinden, çalışanları ve fabrika yaşamını yansıtan fotoğraf albümlerine uzanan çok geniş bir yelpazeden oluşur. Koleksiyonun en önemli parçaları arasında; 1927/1928 yılına ait olan itfaiye arabası, iki adet itfaiye tulumbası ile yurdumuza gelen ilk Makaron Makinesi ve ilk Pistonlu Sigara Paketleme Makinesini saymak mümkündür. Çeşitli devlet kurumları, özel şirketler, siyasi partiler, önemli devlet adamları, özel günler, haftalar ve yerel festivaller adına üretilmiş yüzlerce sigara ve sigara paketi de benzerine az rastlanır bir koleksiyonu sunar.

2 bin 700 eserden oluşan Rezan Has Müzesi arkeolojik eser koleksiyonu ise günümüzden yaklaşık on bin yıl önce başlayan insanlığın uygarlaşma sürecinde, toplumların doğaya karşı verdikleri mücadeleyi, günlük yaşamlarını, inanç dünyalarını, sosyal ve ticari ilişkilerini, hatta ölüme karşı gelmek için geliştirdikleri araç gereçleri, kısacası geçmiş medeniyetlerin sessiz tanıklarını bir araya getiriyor.

Koleksiyonda, MÖ 7500 - MS 1500 yılları arasında Anadolu ve çevresinde yerleşen çeşitli uygarlıklara ait eserler, kronolojik olarak teşhir edilmelerinin yanı sıra, Urartu bölümü, silahlar, figürinler ve idoller, aydınlatma araç gereçleri gibi kendi tarihsel süreçleri içinde tematik olarak da sergilenmektedir. Daha önce sergilenmemiş özgün eserlerin de yer aldığı koleksiyonda, MÖ 1. - MS 1. yüzyıllara tarihlenen bronz bir küvet, Urartu iğneleri, obsidyen ok uçları, at koşum takımı parçaları, adak heykelleri, kandiller ile pişmiş toprak heykeller bulunmaktadır. Müze koleksiyonunun büyük bir kısmını kapsayan “Urartu Dönemi Takı Koleksiyonu” arasında, Türkiye’de bir arada görme şansını sadece Rezan Has Müzesinde bulabileceğiniz 74 adet kemer ile 1.000’i geçkin Urartu dönemi takı bulunmaktadır. Koleksiyonda; saç iğneleri, saç spiralleri, küpeler, yüzükler, kolyeler, madalyonlar, pektoraller, amuletler, pazıbentler, bilezikler, halhallar, fibulalar ve düğmeler yer almaktadır.

Koleksiyonun önemli bir diğer bölümünü ise idoller ve figürinler oluşturur. Neolitik Dönem adak figürinleri, ana tanrıça figür ve idolleri; Kalkolitik Çağa ait pişmiş toprak ve mermer gözlü idoller, pişmiş topraktan boyalı, oturan figürinler; Tunç çağlarından pişmiş toprak figürin ve idoller, mermer idoller ve idol taslakları; Hitit bronz ve kurşun tanrı ve tanrıça figürinleri; Hitit etkisinde Akdeniz bölgesinden tanrı ve tanrıça figürinleri, altın ve gümüş idoller, bronz idol kalıpları bulunmaktadır. Demir çağlarından ağırlıklı olarak pişmiş toprak olmak üzere figürinler ve idoller mevcuttur. Yunan ve Roma dönemlerine ait bronz, mermer ve pişmiş topraktan tanrı ve tanrıça figürinleri, adak figürinleri, erkek ve kadın figürinleri yine koleksiyonda yer alan eserler arasındadır.