TİLMEN HÖYÜK

Tilmen Höyük, Toros dağ sırasından Amik Vadisi’ne uzanan, doğu sınırını Kurt Dağı ve batı sınırını Amanos Dağları’nın çizdiği İslahiye Vadisi olarak bilinen fay hattının üzerinde bulunan arkeolojik yerleşmenin modern ismidir.

Tilmen, Karasu Nehri'nin iki kolu üzerinde verimli toprakları olan bazaltik bir çıntı üzerinde bulunur. Yerleşmeye Orta Tunç Çağında Eski Hitit Yıllıklarında bahsedildiği üzere Zalb/war adı verilmiş olabilir. Bunun doğru olduğunu varsayarsak Eski Hitit kaynaklarındaki Puruna Nehrinin Pyramos/ Ceyhan değil, Afrin olduğu iddia desteklenmiş olur (bu durumda Atalur Dağının asnda Kurt Dağı ve Haššum kentinin de Kilis yakınlarındaki Oylum Höyük olduğu anlaşılır). Tilmendeki kalede (Kale Q) Sumulaelin hizmetkarı, Ibbisinin oğlu, Katip Lagamalgamil mührünün yedi baskısını içeren büyük, koni şeklinde bir kapı bullası bulunmtur. Bu kişi elbette ki bu ismi taşıyan Babil kralıdır (Orta Kronolojiye göre yaklaşık olarak MÖ 1880-1845). Bu, bölgede Aššur ile İç Anadoluyu birbirine bağlayan ağa paralel olan ama biraz daha neyde bulunan Sippar/Babile ait bir ticaret ağının olduğunu işaret eder. Bunun bir bka işareti de Sippar tüccarlarının Sumulael zamandan itibaren Fırat üzerindeki Maride bulunmaolabilir.

Ana höyük 15 metre yüksekliğindedir ve etrafı bir aşağı kent ile çevrilidir. Bu kent batıya doğru uzanır ve doğusundaki nehir kenarına dar bir sınırı varr. M ala olarak adlanlan alanda bulunan, Erken Tunç IIden kalma birkaç materyal dışında aşağı kentte Orta Tunç IAdan önceki bir zamandan kalma herhangi bir şeye rastlanmamıştır. 1960 yıllarda ana hökteki sarayın (Saray A) önünde rütülen bir sondajda, GKalkolitikten Erken Tunç IIIBye kadar uzanan bir dönemi kapsayan yoğun bir stratigrafik dizi bulunmtur. Sondaj kapsam olmadığı için Erken Tunç Dönemi haknda kesin sonuçlar elde edilememtir (Bu dönemde yerel kültürün devamlılığı Brittle Orange Warein kesintisiz olarak üretimi ile sağlanmıştır.), ama Erken Tunç IIIAda elit bir anıtsal mezar (M-3), IIIBde ise üzerinde ayrıntıbir üslupta mühür baskısının yer aldığı kil etiket ortaya çıkalmıştır.

Orta Tunç IB ile birlikte Tilmen, anıtsal bir kent yerleşmesi hâline geliyor. Surlar bu dönemde inşa edilmişe benziyor: kapı yapısının aşağı depasının kuzeyindeki K-5 bölgesinde ilk kez Suriyenin kuzeyinin bölgesinin geri kala ile sahip olunan kültürel bağların tama ortaya çıktı. Yapı Enin büyük, yanmış odunları Viyanadaki VERA laboratuvarının verilerine göre MÖ 19. yüzyılın ortalarında kesilmtir.

Sur sistemi birkaç bina tipolojisine ait olan kazamatlardan oluyordu: çifte merdiveni olan kaleler ve akropolisin köşelerini koruyan iki adet kare şeklinde odalar var (H ve büyük ihtimalle Q. Aynı zamanda karşılarında da iki tane vardı). Aşağı kentin batında da kare şeklinde bir oda yer alıyordu (P); aralarında basit, dikdörtgen şeklinde odaların bulunduğu küçük, surları olan kaleler. Akropolisin dış çapındaki binalar aşağı kentin kotu üzerine inşa edilmti ve aşağı kısımları bu şekilde dolguluydu (duvarları taraflarda altı metre yüksekliğe kadar korunmuş bir halde). Etrafında birkaç lik ve bir kabul oda bulunan büyük konut (K-5), büyük ihtimalle akropolis girişinin yönetimiyle bağlanlıydı.

Akropolisin ney kısmında ise kamu ala vardı. Eski Suriye elit binalarında adet olduğu üzere muhteşem kraliyet sarayının (A) duvarlarının etekleri ortostat tekniğiyle süslenmti. Düzeni de Ebla ve Alalakh VIInin saraylarıyla paraleliklere sahip. Hemen yanda büyük ve mafsal bir yapı var (E). Bu arkaik bir tapınak olabilir. Kaldırım döşeli bir meydanın ötesinde ise evler bulunuyor- du (G). Aşağı kentte duvarla aylmış bir bölgede bir Kule Tapınağı var (M): bodrum katı korunmamış olsa da fırtına-tanrısını onurlandıran yüksek statü sahibi birinin resmedildiği, Eski Suriye döneminin sonlarından kalma stel içinde yer ayor ve korunmuş durumda.

Orta Tunç IInin sonunda kent yok oldu: akropolisin dört bir yanda yangına dair izler bulunmakta (hatta kısmen erimiş mimari bileşenlere de rastlandı, Marocchi ve ekibi, 2010). Bu olay büyük ihtimalle Eski Hitit kra I. Hattuşilinin eseridir. Yerleşmenin Geç Tunç Ide yeniden iskân edilmesi daha kısıt bir ölçeğe sahipti: kale H ve alan Gdeki D yapısının yanda bulunan binalar tekrar kullanılmaya başlandı. Yerleşmenin bazı kısımlarında Geç Tunç Çağına ait faaliyetlerin izlerine rastlandı. Ama bu dönemde İslahiye Vadisindeki asıl yerleşmenin T Geçit Höyük olduğu gölüyor...Hellenistik Dönemden sonra yerleşmede Roma İmparatorluğu Döneminde daha çok geçime dayalı bir köy kuruluyor. Bizansın ilk dönemlerinden kalma küçük bir köy de bulunmaktadır ve sonraki aktiviteler erken Osman Döneminde yaşamış Türkmen göçebelerin inşa ettiği bazı kümesler ile belgelendirilmtir.

Doç. Dr. Nicolò MARCHETTI