Arama Sonuçları

Köpeğini Gezdiren Çocuk Roma Dönemine Ait Altın Bilezik Buldu

11 yaşındaki bir çocuk, İngiltere'nin Batı Sussex bölgesindeki Pagham yakınlarındaki bir tarlada nadir bulunan altın bir Roma bileziği keşfetti. Romalı askerlere kahramanlıklarından dolayı verilen armilla tipi süslü bir bilezik olan ve MS.1. yüzyıla tarihlenen bilezik, 300 yıldan daha eski bir altın obje olarak, bir adli tıp soruşturmasında resmi olarak hazine ilan edildi.

Kibyra Yuvarlak Planlı Çeşme Yapısı (Tholos Nymphaion)

Burdur’un Gölhisar ilçesindeki Kibyra antik kentinde bilimsel kazı çalışmaları 2006 yılında başlatılmış ve halen T. C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nün izin ve destekleriyle, Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi adına Prof. Dr. Şükrü Özüdoğru başkanlığındaki bir ekip tarafından sürdürülmektedir.

Taş Tepeler – Yeni Bir Hikaye

Taş Tepeler, insanlık tarihindeki büyük dönüşümü ifade eden yerleşik yaşamın başladığı Güneybatı Asya’da, anıtsal mimarisi, görkemli sanatı ve sembolik betimlemeleriyle ayrıcalıklı yeri olan bir bölgeyi yansıtır. Burası Doğu Torosların, Mezopotamya düzlüklerine alçalan eteklerinde, Şanlıurfa’da Harran Ovası’nın etrafını çevreleyen geniş platodur. Milyonlarca yıl süren konar-göçer yaşamdan yerleşik hayata geçen ilk topluluklara ev sahipliği yapan bu coğrafya bir uçtan diğerine 200 kilometrelik bir alana yayılmaktadır.

Anadoluvius Turkae’nin Bulunduğu Çorakyerler Fosil Lokalitesi

Çankırı ili merkezinde yer alan ve dünyada eşine az rastlanır bir zenginlikte olan Çorakyerler fosil lokalitesi aslında 1960’lı yıllarda Maden Tetkik Araştırma Enstitüsü ile Alman Linyit Araştırma Grubunun ortak projesi çerçevesindeki araştırmalar sırasında keşfedilmiş bir alandı.

Zeytinburnu İskeletleri ve Bulunan Lahit

2008’DEN BU YANA İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğü ile birlikte çalışıyorum. 2008-2011 yılları arasında özellikle Yenikapı’da Prehistorik Dönem iskeletleri bulunduğunda kaldırılmasına destek olmak için araziye gitmiştim. O zamanlar, İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Prehistorya Bilim Dalı ve Bordeaux 1 Üniversitesi Biyolojik Antropoloji Bölümünde doktora çalışmamı yürütüyordum.

İstanbul’umuza Bir Müze Daha Kazandırdığımız İçin Heyecanlıyız

Kazlıçeşme, ismini surların önündeki fetih ordusunun suya ihtiyacı olan askerlerine adeta suyun kaynağını işaret eden kaz sürüsünden almış. Sur dışı olarak burası, fetih sonrasında önce deri işleme, sonra sanayi bölgesi kimliğiyle gelişmiş. İçinde Kazlıçeşme Sanat binasının da bulunduğu alan, 19. yüzyıl ortasında askeri fabrika işçileri için hastane olarak hizmet vermeye başlamış.

Zeytinburnu Mozaikleri ve Buluntuların Önemi

İstanbul için, Türkiye için mozaik sanatı oldukça ilginç bir konu. Dünyanın bu tür en eski mozaik uygulamalarının bazı örnekleri de Türkiye’de, Gordion Yassıhöyük’te karşımıza çıkıyor. Zeminde küçük farklı taşları yan yana dizerek birtakım desenler oluşturmak, çok eski çağlardan beri sevilen bir uygulama. Bizim coğrafyamızda da bunun ilginç örneklerini görebiliyoruz.

Trisagion İkonu, Campus Maritus ve Zeytinburnu’na Dair Küçük Bir Not

Konstantin ile birlikte yeni başkent İstanbul’un inşa sürecinde, Roma topografyası ve mimarisinin taklit edildiği bildik bir konudur. Bu adaptasyon sürecinde sur içindeki düzenlemelerin sur dışındaki alanlarda da yapıldığı, bu bağlamda Yedikule Altın Kapı’dan itibaren Kazlı Çeşme Zeytinburnu ve Bakırköy hattının hem mimari hem de fonksiyon olarak yeniden kurgulanmış olduğu anlaşılmaktadır.

Zeytinburnu Mozaikleri

Zeytinburnu mozaiklerine, yönelik kazı çalışmaları 2017 yılında başlayarak 2021 yılında tamamlandı. Mevcutta Kazlıçeşme Sanat Galerisi olarak kullanılan binanın güçlendirme çalışmaları sırasında mozaiğin bir kısmının keşfedilmesi sonrasında konu hemen Bölge Koruma Kuruluna ve Arkeoloji Müze Müdürlüğümüze intikal etmiştir.

Bir Keşfin Hikayesi

Anadolu toprakları 2023 yılında da birbirinden değerli arkeolojik keşiflerle şenlendi. Dünyanın başka hiçbir coğrafyasında bulunmayan arkeolojik zenginliğe sahip olan ülkemiz, gerçekleştirilen kazılar ve araştırmalarla her geçen yıl daha da önemli bir konuma ulaşmaktadır. Bu yıl, yasa dışı yollarla yurt dışına kaçırılan pek çok kültür varlığımız,  T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’mızın yürütmüş olduğu çalışmalarla ait olduğu topraklara getirildi.

Homo Sapiens'in Afrika Dışındaki İlk Vatanı Bulundu

İnsanlık tarihinin en büyük anlarından biri, 60 bin ila 70 bin yıl önce Homo sapiens'in bir kısmının Afrika'yı terk etmesiyle gerçekleşti. Bu çağın büyük önemine rağmen, insanların 70 bin ila 45 bin yıl önce daha geniş bir dünyaya ilk ayak bastıkları zaman nerede oldukları hakkında şaşırtıcı derecede az şey biliyoruz.

130 Bin Yıllık Dünyanın En Eski Hayvan Heykeli Keşfedilmiş Olabilir

İlk bakışta, bu sadece garip bir şekilde simetrik bir kaya gibi görünebilir. Ancak araştırmacılar yakın zamanda bu nesneyi daha derinlemesine incelediler ve bunun tarih öncesi döneme ait bir vatoz heykeli olabileceğini düşündüler. Eğer bu doğruysa, bu kalıntı başka bir hayvana ait bilinen en eski sanat eseri olacaktır.

Tanrı Apollon’a Ait 1800 Yıllık Heykel Başı Keşfedildi

Yunanistan'ın Philippi kentinde MS 2. ya da 3. yüzyılın başlarına ait bir Apollon başı gün ışığına çıkarıldı. Heykel, 2023 kazı sezonunda, 2022'de genç Herakles’in büyük heykelinin bulunduğu Decumanus (şehrin ana güney aksı) ile Egnatia'nın (kuzey aksı) kesiştiği noktada bulundu. Arkeologlar her iki heykelin de aynı anıtsal, zengin bezemeli yapının parçası olduğuna inanıyor.

Devasa Bir Etrüsk Mezarı Keşfedildi

Büyüleyici bir antik uygarlık olan Etrüskler, MÖ 8. ve 3. yüzyıllar arasında bugün İtalya'da Toskana, batı Umbria ve kuzey Lazio olarak bildiğimiz bölgede yaşamışlardır. Tarihçilerin bu ilgi çekici kültür hakkında sahip oldukları sınırlı bilgiye rağmen, Latin edebiyatı onların varlığına dair bazı referanslar sunmaktadır. Ancak Etrüskler hakkındaki temel bilgilerimiz mezarlarındaki arkeolojik keşiflerden gelmektedir.

İkiz Bebekler Kabartmalı Tek Antik Yunan Mezar Steli

Atina Ulusal Arkeoloji Müzesi, antik Yunanistan'dan günümüze ulaşan tek kucakta ikiz bebek oyması olan bir mezar steli parçasını gün ışığına çıkardı. Bir çift kadın elinin kucakladığı mermer bebekler MÖ 4. yüzyıla tarihleniyor ve muhtemelen doğum sırasında ölen bir kadının mezar işaretinin bir parçasıydı.

Antik Dönemde Eğitim

Doğadaki tüm canlılar gibi insanlarda pek çok konuda içgüdüsel olarak hareket etmektedir. Bunun haricinde bazı özel bilgiler ise nesiller boyu aktarılmakta ve devamı sağlanmaktadır. Bilgi ve deneyimin aktarımı konusundaki en becerikli canlı şüphesiz insandır.

Antik Dönemde Müzik Sanatı ve Eğitimi

Müzik, insanoğlunun varlığı ile birlikte var olduğu düşünülen insan hayatının en vazgeçilmez unsurlarından biridir. İlk insanlar yerleşik bir düzene sahip olamamaları sebebi ile avcı toplayıcı özellikleri ile ön plana çıkmıştır. Doğadaki seslerin taklit edilmesi ile başlayan sesli iletişimin daha sonra ilerleme sağlayarak, insan sesinden ilkel çalgılara doğru bir gelişimi desteklediğini söyleyebiliriz.

Antik Roma’da Eğitim

Roma, MÖ 753’te Romulus ve Remus adlı ikiz kardeşlerin kurduğu küçük bir kentten, bir imparatorluğa dönüşmüştür. Bu dönüşümün yalnızca coğrafi olarak değil toplumsal, ekonomik, kültürel, dini alanlarda da yaşanmış olduğu muhakkaktır. Bu bağlamda Roma’nın eğitim alanında geçirdiği önemli değişimlere yakından bakmak neredeyse tüm alanlarda yaşanan değişimin girift bir bütünlük arz ettiğinin fark edilmesini sağlayacaktır.

Antik Yunan Okul Öncesi Eğitiminde Kadının Yeri

Arkaik Dönem öncesini aydınlatan Homeros destanları, Yunan kadın modelini çizmekte, kadınların ev yönetiminden ve çocukların eğitimden sorumlu olduğunu göstermektedir. Kourotrophos denilen çocuk yetiştiriciliği, anneler başta olmak üzere oikos içinde çalışan bakıcı ve sütannelerin (τροφοί) sorumluluğunda olmuştur.

İskenderiye Mekanik Okulu

İnsanın doğayla ilk karşılaşmasının, onun en mutlu anı olmadığını söylemek için elimizde yeterince veri bulunmaktadır. Belki deneyim sonucu olarak değil ama imgelem gücümüzle dünyamızın her zaman bu denli dingin bir doğallığa sahip olmadığını öngörebiliriz. Bu yüzden insanın yeryüzünde belirdiği ilk andan itibaren karşılaştığı olağanüstü belirsizliklerin içerisinde hayatta kalmayı başarmasının büyük zorluğunu hayal edebiliriz.

Milet Okulu

Her geçen gün, gün yüzüne çıkan, yeni bir boyutuyla her defasında yeniden keşfedilen insanlık tarihi, bize aynı zamanda etkileşimin ve iletişimin kadim doğası hakkında da yeni veriler sağlıyor. Tarihin bize uzak olan noktalarından, asılar öncesinden hatta karanlık dönemlerden elimize ulaşan verilerle yine yeniden insanlık tarihine bakma ve ortak mazimizi anlama imkanı yakalıyoruz.

Antik Çağların Eğitimi Bugüne Ne Söyler?

Beşer doğmaktan insan olmaklığa geçişin gizemli bir serüveni vardır. Somut dünyadan, soyut aleme geçişin hikâyesi henüz hiçbir pedagog ya da psikolog tarafından tam anlamıyla açıklanmış değildir. İnsanın bir insan olarak yaşayabilmesi için diğer canlılardan farklı bir yetişme ve büyüme sürecine ihtiyacı vardır. Bu sürecin en temel niteliği, hayatın devamı için bir dizi bilgi ve davranış edinme zorunluluğudur.

44. Uluslararası Kazı, Araştırma ve Arkeometri Sempozyumu Nevşehir’de Gerçekleştirilecek

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü Kazılar ve Araştırmalar Dairesi Başkanlığı, yaptığı açıklamada, 44. Uluslararası Kazı, Araştırma ve Arkeometri Sempozyumu’nun, 27-31 Mayıs 2024 tarihleri arasında, Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi'nde gerçekleştirileceğini duyurdu.

Panama’da Altınlarla Süslenmiş Bir Mezar Bulundu

Panama'daki El Caño Arkeolojik Alanı'nda, İspanyol öncesi Coclé kültürüne ait, altın ve seramiklerle zengin bir şekilde döşenmiş yüksek statülü bir adamın mezarı ortaya çıkarıldı. Mezar MS 750-800 yıllarına tarihleniyor ve adak olarak gömülmüş seramik eserlerle dolu.

Kadın Eğitiminde Güzel Sanatlar ve Heykeltıraşlık

Osmanlı İmparatorluğunda kadının sanat eğitimi serüveninden önce kadın eğitimini hazırlayan koşullar büyük oranda Jön Türk Devrimi’nin ardından, kadınların kamusal alanda sosyal ve siyasal hak talep etmeleriyle başlar. Osmanlı kadınlarının hak elde etmelerine yönelik talepleri, 20. Yüzyıl başında dünyanın çeşitli ülkelerinde de hız kazanmaya başlayan kadın hareketleri ile paralellik gösterir.

Hellenistik Dönemin Şair Kadınları

Toplun içinde belirli bir yeri olan ve genelde evde eğitim almak zorunda kalan antik çağın kadınları, Hellenistik Dönem itibari ile özellikle sanatta kendilerini göstermeye başlamışlardır. Beşerî bilimlerde yüksek seviyede eğitim alabilmeyi başarmış soylu kız çocukları yetişkin olduklarında almış oldukları bu eğitimi hayatlarına ve mesleklerine yansıtmışlardır.

Antik Çağlarda Kadın, Doğum ve Hurma İlişkisi

Binyıllardır süre giden kadın ve hurma ilişkisinden yalnızca bir kesit sunmayı hedefleyen bu çalışmanın çıkış noktasını; arkeolojik belleğimize kazınmış bir görsel ile bir mitosun sunduğu detaylar oluşturur. Bununla birlikte görece geri planda kalmış olan bu detaylar bizlere kendi hikayelerinin çok ötesinde derin bir kültürel ve bilimsel ilişkinin de kapılarını aralar.

Anadolu’da Neolitik Çağ Kadın Figürinleri ve Anlamları

“Yalnızca kendi varlıklarını sergileyen nesnelerin tersine, bir yontu ya da bir resim her zaman yalnızca kendi varlığını değil, başka bir şeyi de sergiler” demiştir Alberto Giacometti. İnsan, ortaya koyduğu herhangi bir eserde salt gözlemlediği bir formu meydana getirmiş olmamalıdır. Ona yüklediği anlamlar bütününü taş, kil, ahşap, maden, kemik gibi hammaddelere aktarmış ve formu dışında objelere dönüştürmüştür.

Kadının Şişmanlığının Tarihsel Evrimi

Yıl 1984. Üniversite sınavlarında Tiyatro ya da Tarih Bölümünü isterken hasbelkader Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Arkeoloji Bölümünü kazandım. Hititoloji dersi ilk etapta gözümü korkutmuş, bu bölümden sittinsene mezun olamayacağımı düşünmüştüm. Sabahın köründe, perdeleri kapatılan sınıflarda slayt gösterileri ise öğrencileri uykuya geçirecek tarzdaydı. Eskiçağ insanının eserleri pek fazla ilgimi çekecek türden değildi.

Çağlar Boyu Kadın

Paleolitik Dönemde bereketin simgesi olarak görülen kadınlar, kısacık hayatları boyunca sürekli bir yaşam mücadelesi vermenin yanında art arda gebe kalıp neslin devamını da sağlamıştır. En erken sanat örneklerinden biri olan ve bilim insanlarınca “Venüs” olarak adlandırılan kadın heykelcikleri, kadının bereket ile ilişkilendirilmesinin birer sembolüdür. Büyük göğüslere ve kalçaya sahip olan bu heykelciklerin doğurganlığı ve üretkenliği temsil ettiği düşünülmektedir.

Antik Yunanistan’da Akıl ve Akıl Hastalıkları Modelleri: Platonik Model

Bu makale, Klasik Yunan Antik Çağında zihin ve akıl hastalıkları hakkındaki fikirlerin tarihine ilişkin kapsamlı bir çalışmanın bir parçasıdır. Önceki makalelerde Homerik destanlar, İlyada ve Odysseia’da yer alan zihinsel işlev, zihinsel rahatsızlık ve tedavi kavramları ele alınmıştı. Devam eden diğer çalışmalar tıbbi fizyolojik bakış açıları ve bu alandaki felsefi kavramların sosyal psikolojik bağlamı ile ilgilidir.

Eski Yunan Mitoslarında İntiharlarıyla Konu Olan Kadın Kahramanlar

Antik çağdan günümüze ulaşan tarihî, edebî ve felsefî metinler, Eski Yunanlı’nın intihara bakışına dair önemli veriler sunar. Buna göre Eski Yunanlılar, intiharı, bireyi, kendini öldürmeye iten sebepler ve şartlar göz önünde bulundurarak, onurlu ya da alçakça bir davranış olarak nitelendirirdi.

Hitit Arşivlerinde Akıl Hastalıklarına Dair Bazı Gözlemler

Akıl ve ruh sağlığının yerinde olması tam anlamıyla sağlıklı olabilmenin en temel unsurlarındandır. Dünya Sağlık Örgütü’nün tanımına göre ruh sağlığı “bireyin kendi yeteneklerinin farkına vardığı, yaşamın normal gerginlikleriyle başa çıkabildiği, üretken, verimli bir şekilde çalışabildiği ve içinde yaşadığı topluma katkıda bulunabildiği bir iyilik hali”dir.

Eski Mezopotamya’da Ruhsal Hastalıklar ve Tedavi Yöntemleri

Eski Mezopotamya’dan günümüze kalan tıbbi metinlerle, Maqlȗ ve Šurpu gibi büyü metinleri, tıbbın gelişmişlik düzeyiyle bağlantılı olarak, ruhsal hastalıklar konusunda, o dönemlerde akla uygun açıklamaların yapılamadığını ve yaşanılan rahatsızlıkların nedeninin tanrı, iblis, ruh ve büyü gibi doğaüstü güçlerle ilişkilendirilerek açıklandığını göstermektedir.

Roma Şarabının Tadı Nasıldı? Görünüşe Göre Biraz Baharatlı

Günümüz insanlarının bir ya da iki kadeh şaraptan hoşlandığını düşünüyorsanız, Romalıları duyana kadar bekleyin. Şarap içmeyi çok sevdikleri, hatta şarap yapımını izlemenin bir eğlence biçimi olarak görüldüğü biliniyor. Peki Roma şarabının tadı, kokusu ve görünüşü gerçekte nasıldı? Romalıların şarap yapımında kullandıkları kil kapları analiz eden yeni bir çalışma bu sorunun cevabını ortaya çıkarmış olabilir.

Macaristan’da Zırhı, Silahları ve Atı İle Gömülmüş Avar Savaşçısı Bulundu

Déri Müzesi'nden arkeologlar, Macaristan'ın kuzeydoğusunda, Ebes yakınlarındaki bir Erken Avar mezarında eksiksiz bir lamel zırh seti ortaya çıkardılar. Bu eser 7. yüzyılın ilk yarısına tarihlenmektedir ve şimdiye kadar büyük ölçüde sağlam ve orijinal konumunda keşfedilen ikinci Panoniyen Avar lamel zırhıdır. İlki 2017 yılında Ebes'in sadece 16 kilometre güneyindeki Derecske'de bulunmuştu.

Fas Sahilinde 90 Bin Yıllık İnsan Ayak İzleri Keşfedildi

Arkeologlar Fas kıyılarında, Kuzey Afrika ve Güney Akdeniz'de şimdiye kadar keşfedilen en eski insan ayak izlerini ortaya çıkardı. Yaklaşık 90 bin yıl öncesine tarihlenen bu ayak izleri aynı zamanda "dünya çapında Homo sapiens'e atfedilen en eski ayak izleri arasında yer alıyor."

Gizemi Çözülemeyen Kentauros Heykeli

Danimarka'nın Kopenhag kentindeki Ulusal Müze'de, bir zamanlar Atina'daki Akropolis'te bulunan antik Yunan Parthenon tapınağının bir parçası olan mermer bir baş bulunmaktadır. Bu kafa aslında bir Kentauros figürüne aitti ve Yunan mitolojisindeki Lapith'lerin Kentauroslar’a (yarı at, yarı insan olan efsanevi yaratıklar) karşı savaşını tasvir eden bir sahnenin parçasıydı.

Süslü Adaklarla Dolup Taşan 2700 Yıllık Tapınak Keşfedildi

Yunanistan'ın Euboea adasındaki Artemis Amarynthos kutsal alanındaki bir tapınakta kazı yapan İsviçreli ve Yunan arkeologların dört yıllık ortak çalışması, MÖ 7. yüzyıla tarihlenen güzel bir Artemis tapınağını ortaya çıkardı. Tapınağın boyutu ilk beklentileri aşarak etkileyici bir şekilde 34 metre uzunluğunda olup, aynı döneme ait diğer anıtlarda da rastlanan "mükemmel" bir ölçüdür.

Roma İmparatorluk Kültünün Şimdiye Kadarki En Büyük Kanıtı Bulundu

Saint Louis Üniversitesi'nde tarih profesörü olan Douglas Boin, Amerika Arkeoloji Enstitüsü'nün yıllık toplantısında önemli bir duyuruda bulunarak, ekibiyle birlikte Roma İmparatorluğu'nda pagan tanrılardan Hıristiyanlığa doğru yaşanan toplumsal değişime dair önemli bilgiler sunan antik bir Roma tapınağı keşfettiklerini açıkladı.

385 Milyon Yıllık Dünyanın En Yaşlı Ormanı

Dünya'daki ağaçların sayısının Samanyolu'ndaki yıldızlardan üç trilyon fazla olduğu tahmin ediliyor. Bu odunsu harikalar gökyüzündeki karbondioksiti sünger gibi çeker, toprağı erozyona karşı destekler, ekosistemler arasında su döngüsü sağlar ve sayısız yaşam biçimini destekler. Ve büyük ölçüde onların sofistike kök sistemlerine teşekkür etmeliyiz.

Moğolistan'da Daha Önce Keşfedilmemiş Bir Duvar Sistemi Araştırılıyor

Çin Seddi'nin Moğolistan'a uzanan ve şekli nedeniyle Moğol Arkı olarak bilinen bir bölümü bulunmaktadır. Araştırma ekibi, Çin'deki duvarla karşılaştırıldığında, Moğolistan'daki yay üzerinde çok az çalışma yapıldığını belirtiyor. Bu yeni çalışmada, çeşitli yaklaşımlar kullanarak duvar hakkında daha fazla bilgi edinilmeye çalışılmıştır.

İkizlere Hamile Olduğu Keşfedilen Genç Mumya

Mısır'da arkeologlar tarafından keşfedilen, doğum sırasında ölen 14-17 yaşlarındaki genç bir kadına ait mumyalanmış kalıntıların ortaya çıkardığı trajik hikâyenin tamamı. Bulguyu aynı anda hem dehşet verici hem de olağanüstü kılan şey, bir fetüsün plasentanın pelvik bölgede, diğerinin ise göğüste bulunması ve yaklaşık 1.500 yıl önce doğum sırasında çözülmemiş komplikasyonlara işaret etmesidir.

Ortaçağ Mezarında Süslü ve Oldukça Uzun Bir Kılıç Bulundu

İsveç'in batı kıyısındaki liman kenti Halmstad'da, uzun boylu bir adamın kalıntılarını ve uzun bir kılıcı içeren bir ortaçağ mezarı keşfedildi. Kılıç adamın sol tarafına yerleştirilmişti ve mezardaki tek eserdi. İskelet kalıntıları üzerinde yapılan osteolojik incelemeler, adamın en az 1.80 boyunda olduğunu ve kılıcın ahşap kabzası da dahil olmak üzere günümüze ulaşan parçalarının 1.2 metre boyunda olduğunu ortaya koymuştur.

İskit Sadaklarının İnsan Derisinden Yapıldığı Keşfedildi

Antropologlardan oluşan çok kurumlu bir ekip, Ukrayna'daki kazı alanlarında bulunan iki antik İskit deri parçasının insan derisinden yapıldığını keşfetti. Açık erişimli PLOS ONE sitesinde raporlanan projelerinde grup, Yunan tarihçi Herodot'un antik İskit savaşçılarının belirli davranışlarına ilişkin bir anlatımını test etti.

Bir Göktürk Kağanının Yüzünün Tasvir Edildiği Kemer Tokası Keşfedildi

Doğu Kazakistan'da Batı Göktürk dönemine ait bir kurgan ve pek çok yeni eserler tespit edildi. 2021 yılındaki kazılarda Eleke Sazı Kağan kompleksindeki kurgan alanında, Göktürk soyuna mensup olan ve Suyab'taki Türk kağanı adına On-Ok ilini yönetmekle görevlendirilen Tiginin şahsi eşyaları bulundu.

Viking Diş Hekimliği Şaşırtıcı Derecede Gelişmişti

İsveç Göteborg Üniversitesi'nden Carolina Bertilsson ve meslektaşları tarafından 13 Aralık 2023'te açık erişimli PLOS ONE dergisinde yayınlanan bir araştırmaya göre, İsveç'teki Vikingler ağrılı diş sorunlarından muzdaripti ve zaman zaman bunları tedavi etmeye çalışıyorlardı.

Roma’da Duvarları Eşi Benzeri Görülmemiş Mozaiklerle Süslü Bir Villa Keşfedildi

Roma'daki arkeologlar, geç Cumhuriyet dönemine ait lüks bir villada, Roma dünyasının hiçbir yerinde benzeri olmayan, tasarım ve malzeme açısından çok karmaşık muhteşem bir duvar mozaiği keşfettiler. MÖ 2. yüzyılın son on yıllarına tarihlenen mozaik o kadar istisnai ki, villanın sahibinin senatörlük rütbesine sahip olduğuna işaret ediyor ve antik kaynakların Palatine'nin kuzeybatı kanadındaki senatörlük ailelerine ait büyük konutlarla ilgili anlatımlarını doğruluyor.

Çin'de 2 Bin Yıllık Çok İyi Korunmuş Bir Mezar Keşfedildi

Chongqing Kültürel Kalıntılar ve Arkeoloji Araştırma Enstitüsü yaptığı açıklamada, Çin'in güneybatısındaki Chongqing Belediyesi'nin Wulong Bölgesi'nde, Batı Han Hanedanlığı dönemine (MÖ 202-MS 25) tarihlenen ve yılı net olarak kaydedilmiş, iyi korunmuş bir mezar keşfedildiğini duyurdu.

Homo Sapiens İlk Ne Zaman Ortaya Çıktı?

Türümüz Homo sapiens'in kökeni paleoantropologların kafasını nesiller boyu kurcalamıştır ve bu sorunun cevabını bulmak, çok uzaklardaki fosillerin keşfi ve genetik analizlerin ortaya çıkmasıyla daha da karmaşık hale gelmiştir. Peki atalarımız ilk olarak nerede ve ne zaman ortaya çıktı?

Pompeii’de Köleleştirilmiş İnsanların Çalıştırıldığı Fırın Bulundu

Pompeii'de kazı yapan arkeologlar, kısa bir süre önce benzersiz özelliklere ve tekil bir tasarıma sahip küçük, sıkışık bir odanın kalıntılarını keşfetti. Antik Roma'nın en ünlü lanetli kentindeki elit bir konutun duvarları içinde bulunan bu odanın, ayrıntılı bir tahıl öğütme ve un toplama sistemine sahip bir ev fırını olduğu belirlendi.